SERİLER

KRA SERİSİ


f-Photoroom.png-Photoroom%20%283%29.png

Occulta Archivum’un kökeni, Avrupa kıtasındaki çeşitli dini ve ezoterik cemiyetlerin gizli işbirliğine dayanmaktadır. İlk temelleri 19. yüzyılın ortalarında, Vatikan’ın Societas Custodum Antiquitatis (Eski Varlıkların Koruyucuları Derneği) olarak bilinen, mistik metinleri ve kutsal kalıntıları muhafaza eden küçük bir araştırma heyetiyle atılmıştır. Bu yapı, başta Orta Avrupa’da olmak üzere, İncil dışı Hristiyan kaynaklarında yer alan ve doğaüstü kabul edilen varlıklarla ilgili izleri arayıp belgelemekle görevliydi. Ancak 1930’ların sonunda, Avrupa genelinde beliren politik karışıklıklar ve yaklaşmakta olan savaş tehdidi, bu topluluğun sınırlarını aşmasını zorunlu kıldı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında, Nazi Almanyası’nın Ahnenerbe gibi kurumlar aracılığıyla gerçekleştirdiği okült kazılar, Vatikan’daki bu cemiyetin dikkatini çekti. 1941’de, dönemin önde gelen ezoterik uzmanlarından Avusturyalı piskopos Elias Krugmann, Fransa’nın Lyon kentinde gizli bir konsey toplamış ve “Occulta Archivum” adını taşıyan bir arşivleme ve kurtarma teşkilatının kurulmasına öncülük etmiştir. Bu organizasyon, savaş boyunca hem Müttefik kuvvetlere hem de Vatikan’a bağlı kalmış, doğaüstü olarak tanımlanan nesnelerin Nazilerin eline geçmesini engellemek adına operasyonlar yürütmüştür. Bu dönemde, özellikle Baltık ülkelerinde ve Güney İtalya'da çeşitli saklı kalıntıların ele geçirilip gizli kasalara taşındığı bilinmektedir.


BOG-MASHINY SERİSİ


Bratstvo%20Mashiny%20logo%20%281%29-Photoroom.png

Bog-Mashiny, sanayi devriminin erken dönemlerinden itibaren şekillenmeye başlayan ve Batı ile Doğu Avrupa’dan Sovyetler Birliği topraklarına kadar yayılan senkretik, ütopik ve mistik bir akımı konu alır. Dünya savaşlarının ardından Avrupa’dan uzaklaşarak Sovyetler Birliği’nde yeniden hayat bulan bu inanç, sosyalist idealler ve teknolojik gelişmelere takıntılı derecede bağlıdır; manifestolar ve evrensel devrim değerleri aracılığıyla dünyaya yayılmıştır.

Seride, sembolik ve dönüştürücü gücüyle anılan İlk Makine veya Makine-Tanrı, evreni açıklamak için kullanılan yarı panenteist bir ezoterik görüşün merkezinde yer alır. İnsanlığın ve kurduğu medeniyetlerin doruk noktasının, teknolojinin ve sanayinin hükmünde olan nihai düzene sahip bir ütopya olduğu düşlenir. Modernleşme ve endüstrileşmenin mistik bir dinî sistemle birleşerek insanlığın kaderini yeniden tanımlamaya çalıştığı karanlık ve ütopik bir anlatıyı meydana getirir.


INFERNO SERİSİ


inferno.png

Inferno Serisi, Nazi Almanyası’nda Himmler’in emriyle kurulan gizli okült grup Höllenabteilung’un cehenneme geçit açma deneylerinden başlayarak Ahnenerbe'den doğan Totenburg‑13’teki anormallikler ve belgelerin imhası ile devam eden karanlık hattı ve savaş sonrası Amerika’ya kaçan üyelerin Arizona’da kurduğu Amerikan Kurtuluş Ordusu’nun ritüel girişimleri ve ardından federal hükümetin Oversight Command adlı özel birimle bu tehdidi bastırma çabalarını konu alır.

Evrensel cehennem algılarının kolektif biçimde yeryüzüne taşınmaya çalışıldığı; alt boyutların gerçekliği hakkındaki teori ve çalışmalar ile karanlık kadim bilgilerin sınırları bu bölümde aralanmaktadır. Cehennem, farklı kültürlerin mitolojik ve mistik metinlerinden türetilen ortak bir kozmolojik sistemin parçası olarak ele alınır. Dante’nin İlahi Komedya’sından Mezopotamya tabletlerine, Kabala metinlerinden Tibet mistisizmine kadar geniş bir yelpazede yer alan kaynaklar bir araya getirilerek, cehennemin belirli koşullar altında açılabilecek somut bir mekan olduğu varsayılır. Deneyler, trans ritüelleri, kan bazlı kurbanlar ve psişik yoğunlaşma seanslarıyla bu kapının açılmasını hedeflerken, ortaya çıkan anomaliler insan zihninin ve algısının sınırlarını zorlayan memetik bulaşmalarla birleşir.


NYOT'HARAIZM SERİSİ


trinity-removebg-preview.png

Nyot’haraizm Serisi, MÖ 3000’lere uzanan kadim öğretilerle ilişkilendirilmiş, panteon dışı Mısır tanrısı Nyot’haroth’a tapınmayı merkezine alan eski bir pagan din ve batı ezoterik sistemini konu alır. Mistik öğretinin temelinde insan bilincini aşmayı, inisiyasyonun evrensel yönlerini ve göksel katmanları aşmanın kutsal görev olduğunu vurgular. Nyot’haroth aynı zamanda zihinlerin tanrısı veya her şeyin ötesindeki karma bir güç olarak anılmaktadır.

Rönesans döneminde matbaanın etkisiyle Avrupa ve Doğu’da hakkında çok sayıda yazı kaleme alınmış, ana akım dinlere paralel olarak gizem ve okült okullarının, kültlerin ve tarikatların ana merakı haline gelmiştir. Nyot’haraizm, farklı alt ekolleri ve prensipleriyle geniş bir sistem olarak gelişmiş, özellikle inisiyasyon ritüelleri ve bilinç aşımı üzerine yoğunlaşmıştır.

Modern dönemde ise tartışmalı bir evrim geçirerek Batı ve Doğu arasındaki Nyot’haraist inançlarda yoğun farklılıklar ortaya çıkmıştır. Batı Avrupa’da Nyot’haroth’un öğretileri, dünya savaşları ve toplumsal kaos dönemlerinde insanların sığındığı bir inanç haline gelmiştir; öte yandan Doğu'da geç gelişen küresel akımlarca form değiştirmiş ve gelişmiştir.


ADAMITES SERİSİ


a02369364bff22579c98cf8331530b4d.jpg

Adamites veya Ademians Alegorisi, tufan öncesine tarihlenen, kaynağı belirsiz yazıtlardan ve ağızdan aktarılan metinlerden oluştuğu varsayılan; sembolik, mitolojik ve kozmogonik temalar içeren parçalı bir külliyattır. Metinler, evrenin yaratılışına, Tanrı’nın ikili doğasına, taklit üzerine kurulu ikinci yaratım sürecine ve bu süreçten türeyen tufan öncesi bir topluluk olan Dokuzlular İmparatorluğu’na dair alegorik anlatılar içerir. Alegorinin merkezinde, Gül Bahçesi olarak anılan bir kutsal alan, varlıkla hiçlik arasındaki çatışmayı yansıtan Zıtlık İlkesi ve yaratılanın kendi yaratıcıya karşı yürüttüğü varoluşsal mücadele yer alır.

Külliyat, farklı çağlardan kalan fragmanların birleşimi olup, çoğu zaman kronolojik bütünlükten yoksun ve bağımsız olduğu görülmüştür. Geleneksel anlamda bir hikâye örgüsünden ziyade, kadim Adamites topluluğunun geride bıraktığı bilgiler olarak yorumlanmaktadır.

Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 3.0 License