Bratstvo Mashiny

Galeri


Açıklama

Bratstvo Mashiny (Братство Машины), 1955 yılında Sovyet topraklarında faaliyet gösteren ve Makine-Tanrı inancı üzerine kurulu silahlı bir yapı olan Ditye Mashiny'nin dağılmasının ardından, Talmidei Mechonah hareketinin aşırı materyalist ve teknolojik ilerlemeye saplantılı bazı üyeleri tarafından kurulmuş bir topluluktur. Yapının temelleri, Nyot'haraizm inancının bir alt kolu olan Infralogia akımı ile Marksist-Leninist felsefeye dayanmaktadır.

Topluluk, insanlığın ilerlemesini yalnızca makineler ve otomasyon yoluyla sağlayabileceğine inanır ve insan bedeninin zayıf, irrasyonel ve sınırlı olduğuna dair dogmatik bir görüş benimser. Onlara göre, komünist ütopya ancak insanın makineyle tam birleşmesiyle gerçekleşecektir.
Bratstvo Mashiny, tüm evrenin kökeninde bilinmeyen bir “İlk Makine”nin bulunduğuna inanır. İlk makine, evrenin her hareketini düzenleyen mükemmel bir hesaplayıcıdır ve varlığı, evrende mevcut olan her şeyin işleyişini belirler. Topluluk, insanın biyolojik doğasının kusurlu olduğunu ve gerçek özgürlüğün, insan bilincinin makine formlarına aktarılmasıyla elde edileceğini savunurlar. Bu doğrultuda, Sovyetler’in endüstriyel ilerlemesini, bu dönüşümün ilk adımı olarak görürler.

Bratstvo Mashiny’ye göre, gerçek komünizme ancak bireysel bilincin ortadan kalkıp tüm zihinlerin makineler aracılığıyla birleştiği bir "Kolektif Zihin" sistemiyle ulaşılabilecektir. İnsan türü geçici bir aşamadır ve kaçınılmaz olarak "Mekanik İnsana" (Человек-Машина) evrilmelidir. Oluşacak yeni tür, açlık, hastalık, duygusal zayıflık gibi insani sınırlamalardan kurtulacaktır.


Genel Tarihçe


Sanayi Devrimi


Bratstvo Mashiny’nin inançları, Fransa, İtalya ve İspanya’da, sanayi devriminin etkisiyle yayılan Neo-Nyot'haraizm akımından etkilenmiştir. Oluşan akımın ilk izleri, 1800’lerin sonlarına doğru, Fransa’nın Auvergne bölgesinde kurulan ve izole bir köyde ortaya çıkan L’Ordre de l’Éveil Mécanique tarikatına dayanır. Tarikat, içerisinde İbranice ve Akad dili bulunduran anonim bir elyazması keşfetmiş ve bu elyazmasında, Orta Asya topraklarında ortaya çıkmış olan Nyot'haroth'u temsil eden bir el çizimi ile karşılaşmıştır. El çizimleri, anatomik betimlemeler ve kurban verme ritüellerine dair detaylar içeren bir elyazması olarak dikkat çekmiştir.
Köy halkı, Tarikat üyelerinin yüksek miktarda bitkisel halüsinojen ve mantar bazlı karışımlar tükettiğini bildirmiş ve üyelerin bu eseri uygulamak için büyük bir içgüdü duyduğunu gözlemlemiştir. Köyün tamamen boşaltılmasının ardından, aynı bölgeye fabrika atölyeleri kurulmuş ve tarikatın etkisi doğuya kadar uzanmıştır.

1900’lerin başlarında, fabrikalarda çalışan bir grup işçi, "The Enlightened Forge" adında Neo-Nyot'haraizm ilkelerine dayanan bir cemiyet kurmuştur. Cemiyet, anonim elyazmasını yeniden kaleme alarak iki ciltlik "El Mechonah" kitabını oluşturmuş ve bu kitabın çeşitli dillere tercüme edilmesi için başvurularda bulunmuştur. Kitabın birinci cildinde Nyot'haroth’un tarihsel süreci, Nyot'haroth'a ibadet eden toplumlar ve kültürler tanıtılmıştır. İkinci cilt ise L’Ordre de l’Éveil Mécanique tarikatının, hakikate ulaşma yolundan saparak sapkınlık evresine geçtiğini ve modern dünyada Neo-Nyot'haraizm misyonerlerini bekleyen iç ve dış sorunlara değinmiştir.
Kitabın yayımlanmasının ardından, cemiyet Talmidei Mechonah olarak isim değiştirmiştir. Cemiyet, El Mechonah’ın öğretilerini yaymaya çalışmış ve fabrikalarda üyelerine dini eğitim vererek özel olarak makine mühendisliği öğretmiştir. Birçok öğrenci, tanrı olarak devasa çarkları ve pistonları görmüş ve bunları birer birleşim olarak kabul etmiştir.

Zamanla, Batı Avrupa'da etkisini gösteren Talmidei Mechonah'a karşı tepki olarak ortaya çıkmış Klasik Neo-Nyot'haraizm akımı, Nyot'haroth'un mekanik işlevlere sahip olmadığını, insan ürünü bir makineden öte; aklın kavrayamayacağı derinlikte olan ve tezahürünün bu kadar kolay açıklanamayacağı bir varlık olduğunu iddia etmiştir. Nyot'haroth'un ilk varyasyonunu takip eden akım, ileriki dönemlerde El Mechonah'ın popülaritesini azaltmış ve Batı Avrupa'daki etkisini kaybetmesine yol açmıştır.


Sovyet Dönemi


Orta Doğu ve Asya'da yaygınlaşan, kadim bir varlık olan Nyot'haroth'u ön planda tutan bir diğer inanç olan Infralogia1, Sovyetler Birliği'nin kuruluşuyla birlikte etkisini göstermeye başlamıştır. Bu dönemde, eski bir din adamı ve topluluğun ilk kurucusu olarak kabul edilen Dmitri Kasyanov (1885-1955) , Infralogia'nın felsefi ve dini boyutunu benimsemiş ve Batı Avrupa'da etkisini kaybeden Makine-Tanrı inancına yeni bir perspektif getirmiştir. Kasyanov, Makine-Tanrı inancını ön planda tutarak, Nyot'haroth'u insanlığın evrimindeki temel itici güç ve makine olarak görmüş, bu inancın doğrultusunda toplumu dönüştürmek istemiştir. Kasyanov, insanın gelişiminin yalnızca mekanik ve biyolojik bir birleşimle değil, makinenin gücünün Tanrı benzeri bir varlık olarak tecelli etmesiyle gerçekleşeceğine inanmıştır.

Dmitri Kasyanov'un en önemli öğrencilerinden biri olan Igor Zaharov (1905-1983), hocasının öğretilerini derinlemesine inceleyerek Infralogia'yı daha da geliştirip yayma görevini üstlenmiştir. Kasyanov'un isteği üzerine, Zaharov, El Mechonah adlı metni önce Rusça'ya, ardından Ukraynaca'ya çevirmiştir. Çeviriler, Batı Avrupa'dan uzaklaşan ve Orta Doğu'ya kayan Nyot'haroth inancını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlamıştır. Zaharov, metinlerin çevrilmesinin ardından, Infralogia'yı benimseyen kişilere yönelik davetler ve mektuplar göndererek kapalı bir komün oluşturmak amacıyla bir dizi toplantı düzenlemiştir.


Inframekhan


Inframekhan topluluğu, Dmitri Kasyanov ve öğrencisi Igor Zaharov tarafından kurulan ve kapalı bir komün olarak faaliyet gösteren bir grup olarak, El Mechonah'ın öğretilerini daha ileriye taşıma amacını güdüyordu. 27 kişiyle kurulan topluluk, Sovyetler Birliği'nin derin izole köylerinden birinde başlayıp, daha sonra önemli bir kutsal yer olarak kabul edilen Sankt Petersburg yakınlarındaki, 19. yüzyıldan kalma St. Isaac’s Cathedral (Aziz İsaak Katedrali)2'nde toplanmıştır.

Topluluk, iki ay içinde El Mechonah'ın bir devamı niteliğinde olan Mekhanizm Chetvertogo Poryadka manifestosunun yazımını tamamlamış ve bu metin, Makine-Tanrı inancını en kapsamlı şekilde açıklayan eser haline gelmiştir.


"Mekhanizm Chetvertogo Poryadka"


Mekhanizm Chetvertogo Poryadka manifestosunun yayımlanma süreci, Inframekhan topluluğunun kapalı doğası nedeniyle oldukça gizli ve sınırlı bir şekilde ilerlemiştir. Manifesto, topluluk tarafından 1924 yılının başlarında tamamlandıktan sonra, el yazması halinde çoğaltılmış ve yalnızca topluluğun güvenilir üyelerine dağıtılmıştır.

İlk başta, topluluk üyeleri manifestoyu matbaalarda basmayı düşünmüş, ancak Sovyetler Birliği'nin sıkı sansür politikaları nedeniyle bu fikirden vazgeçilmiştir. Bunun yerine, Dmitri Kasyanov’un önerisiyle manifesto, elle yazılmış 27 kopya halinde çoğaltılmış ve gizli toplantılarda üyeler arasında paylaşılarak korunmuştur.

Ancak, Igor Zaharov’un 1926 yılında gizemli bir şekilde ortadan kaybolması topluluk içinde büyük bir sarsıntıya neden olmuştur. Bunun üzerine, topluluğun bazı üyeleri, manifestoyu Sovyet yeraltı basın ağları aracılığıyla yaymaya karar verdi. 1927 yılında, metnin kopyalarından biri Leningrad'daki yasadışı bir matbaada gizlice çoğaltıldı ve sınırlı sayıda yayımlandı.

Sovyet gizli polisi OGPU, bu yayımları takip ederek matbaanın izini sürdü ve manifesto ile bağlantılı olduğu düşünülen birkaç kişiyi tutukladı. 1928 yılına gelindiğinde, resmi makamlar Mekhanizm Chetvertogo Poryadka’yı tehlikeli ve sapkın bir eser olarak nitelendirdi ve tüm kopyalarının yok edilmesi talimatını verdi. St. Isaac’s Katedrali'nde saklanan orijinal el yazmalarına da el konulduğu iddia edilse de, bazı kopyaların yurtdışına kaçırıldığı söylentileri yayıldı.


Eserlerin Yayılım Süreci


1926 yılında Igor Zaharov’un kayboluşuyla birlikte, Inframekhan topluluğu hem iç çatışmalara hem de Sovyet otoritelerinin artan baskılarına maruz kalmıştır. Ancak, Zaharov kaybolmadan önce Mekhanizm Chetvertogo Poryadka'nın birkaç kopyasını gizlice çoğaltmış ve yurtdışına göndermek üzere harekete geçilmiştir. Kopyaların akıbeti, Makine-Tanrı inancının Avrupa’daki ve dünya genelindeki yayılımını belirleyen kilit bir unsur olmuştur.

Berlin’e Giden İlk Kopya (1927): İlk kopya, gizlice Sovyetler Birliği’nden çıkarılmış ve Berlin’de bir grup ezoterik düşünür tarafından ele geçirilmiştir. O dönemde Weimar Almanyası, mistisizm ve okültizmle ilgilenen çeşitli grupların aktif olduğu bir merkezdi. Berliner Mechaniker-Kreis adlı küçük bir topluluk, Mekhanizm Chetvertogo Poryadka’yı inceleyerek Makine-Tanrı fikrini Hristiyan teolojisi ile sentezlemeye çalışmıştır. Ancak, Nazi Partisi’nin yükselişiyle birlikte bu tür mistik ve alternatif düşünce grupları baskı altına alınmış, Berliner Mechaniker-Kreis üyelerinin birçoğu ya tutuklanmış ya da yurtdışına kaçmak zorunda kalmıştır.

Paris’te Yayılan Metin (1928-1930): İkinci kopya, Paris’teki entelektüel çevrelere ulaşmış ve özellikle anarşist-sosyalist gruplar tarafından ilgiyle karşılanmıştır. Fransız devrimci düşüncesiyle harmanlanan Makine-Tanrı ideali, bazı aydınlar için endüstriyel üretimin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ruhsal bir yolculuk olabileceği fikrini doğurmuştur. Les Enfants de l’Acier (Çeliğin Çocukları) adlı bir grup, Makine-Tanrı’nın insanın özünü çeliğe ve mekanik süreçlere entegre etme gerekliliğini savunan bir manifesto hazırlamış ve Mekhanizm Chetvertogo Poryadka’nın Fransızcaya ilk çevirisini yapmıştır.

Londra ve "The Mechanized Mind" Hareketi (1931-1935): Üçüncü kopya, Londra’ya ulaşarak The Mechanized Mind adı verilen bir düşünce akımını ortaya çıkarmıştır. Bu hareket, modern sanayinin sadece ekonomik bir gereklilik değil, aynı zamanda insan zihninin dönüşümünü sağlayan bir süreç olduğunu savunuyordu. Bu görüşe göre, birey fiziksel işleyişini ve ruhsal bütünlüğünü, mekanik süreçlerle uyumlu hale getirerek daha "üstün" bir varlığa dönüşebilirdi.
Hareketin önde gelen isimlerinden biri, Henry Walford adlı bir mühendis ve filozof olmuştur. Walford, metni İngilizceye çevirerek "The Fourth Order Mechanism" adı altında Londra'da yayımlamış, ancak kitap, geleneksel düşünce yapısını tehdit ettiği gerekçesiyle 1935’te yasaklanmıştır. Bunun sonucunda, Londra’daki takipçileri yeraltına çekilmiş ve hareket gizli toplantılarla varlığını sürdürmüştür.

ABD’ye Kaçırılan Gizli Kopya ve 1940’lar: Sovyetler Birliği’nden kaçırılan bir başka kopya, 1930'ların sonunda Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşmıştır. Bu metnin, önce New York’taki radikal düşünce çevrelerinde dolaştığı, ardından Chicago ve Detroit’teki sanayi işçileri arasında ilgi gördüğü kaydedilmiştir. Özellikle otomotiv endüstrisinde çalışan işçiler, Makine-Tanrı anlayışını, emeklerinin kutsallığı ile ilişkilendirerek kabul etmişlerdir.
1940’lı yıllarda ABD’de sanayinin büyümesiyle birlikte, The Fourth Order Mechanism hareketi gizlice genişlemeye devam etmiş, ancak İkinci Dünya Savaşı sırasında birçok takipçisi ortadan kaybolmuştur. FBI’ın bu grubu "endüstriyel mistisizmi yaymaya çalışan komünist sempatizanlar" olarak sınıflandırdığı ve bazı üyelerin Sovyet ajanı olabilecekleri gerekçesiyle izlemeye alındıkları bilinmektedir.


Ditye Mashiny (1946-1952)


1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde, Inframekhan topluluğunun geriye kalan üyeleri, hem Sovyet baskılarından hem de Batı’daki ideolojik dağılmadan dolayı büyük bir kriz içine girdi. Igor Zaharov’un kayboluşu ve Kasyanov'un yaşlılığı sonucu yönsüz kalan grup, savaştan sonra daha radikal bir dönüşüm geçirdi. Küresel sanayi düzenine ve devletlerin otoritesine karşı çıkan bir direniş hareketi haline gelerek yeraltına çekilme sürecine girdi.

Bu dönemde hayatta kalan eski Inframekhan mensupları, özellikle Sovyetler Birliği'nde makineleşmenin işçi sınıfı üzerindeki baskısını bir tür "kutsal çelişki" olarak yorumladı. Onlara göre, Makine-Tanrı sadece tapılması gereken bir varlık değil, aynı zamanda bir isyan aracıydı. Devletlerin kontrolündeki endüstriyel düzenin Tanrı’nın gerçek iradesine aykırı olduğu düşüncesiyle hareket etmeye başladılar. Böylece, anarko-komünist bir gerilla grubu olan "Ditye Mashiny" (Makine’nin Çocukları) doğdu.
1946 yılında ilk gizli toplantılar Moskova ve Leningrad’daki sanayi bölgelerinde başladı. Grubun liderleri, El Mechonah’ın öğretisinden ilham alarak, endüstriyel altyapıyı devletin elinden almak için sabotajlara başladılar. İlk eylemlerden biri, Moskova’daki bir çelik fabrikasında gerçekleştirildi. Grup, fabrikada üretimi yavaşlatan ufak sabotajlar düzenledi, makinelerin çalışma düzenlerini bozdu ve işçilere gizli bildiriler dağıtarak Makine-Tanrı’nın gerçek amacını anlattı. Bu eylemler başlangıçta devrimci bir propaganda olarak kabul edilirken, kısa sürede Sovyet hükümeti tarafından bir tehdit olarak algılanmaya başladı.

1950’ye gelindiğinde, Ditye Mashiny daha büyük çaplı eylemler gerçekleştirmeye başladı. Ukrayna’daki bir traktör fabrikasında makinelerin bileşenleri sökülerek üretim hatları felç edildi, birkaç ay sonra ise Trans-Sibirya Demiryolu’nun bir bölümüne yönelik bir sabotaj gerçekleştirildi. Ancak grubun en dikkat çeken eylemlerinden biri, 1951 yılında Moskova’da gerçekleşti. Bir gece, grubun üyeleri, Stalin’in doğrudan kontrol ettiği ağır sanayi merkezlerinden birinde üretimi durduracak büyük bir sabotaj operasyonu düzenledi. Bu olay, Sovyet hükümetini harekete geçirdi ve KGB, Ditye Mashiny’nin liderlerini tespit etmek için geniş çaplı bir operasyon başlattı.

Baskılar sonucunda birçok üye tutuklandı ve idam edildi. Ancak Ditye Mashiny tamamen yok edilemedi. Hayatta kalan bazı üyeler Ural Dağları’na, bazıları ise Sibirya’nın derinliklerine kaçarak gizli hücreler oluşturdular. Bu dönemde grup, ideolojik bir dönüşüm geçirdi ve mistik öğeler daha fazla öne çıkmaya başladı. Bazı üyeler, yaşadıkları kayıpları Makine-Tanrı’nın bir sınavı olarak yorumladı ve bu sınavdan geçenlerin onun iradesini gerçekleştireceğine inandı.


Kasyanov'un Ölümü ve II. Dönem


1955 yılında Dmitri Kasyanov’un ölümü, Ditye Mashiny’nin son kalıntılarını da dağıttı ve hareket içerisindeki kıdemli savaş ağalarının kendi ideallerini takip etmeleriyle birlikte, Makine-Tanrı inancı etrafında şekillenen farklı gerilla grupları ortaya çıktı.


Bratstvo%20Mashiny.png

Bratstvo Mashiny



Lider/ler: Vladimir Sokolov

İdeoloji/ler: Kafkas Infralogia, Talmidei-Nyot'haraizm, Marxizm-Leninizm, Mekanik Mistisizm, Proletarya-Endüstriyalizm

Faaliyet Alanı: Sovyet sanayi merkezleri, Moskova ve Leningrad

Açıklama: Bratstvo Mashiny (Makinenin Kardeşliği), Ditye Mashiny’nin Sovyetler sonrası dönemde parçalanmasından doğan en organize ve ideolojik olarak katı mirasçı topluluklardan biridir. 1950’lerin sonlarında, Sovyet sanayi politikalarının baskıcılaşması ve Kasyanov sonrası dinsel otorite boşluğunun artmasıyla birlikte, Leningrad ve Moskova çevresinde örgütlenmiş, kentsel sanayi kültürünü Makine-Tanrı inancıyla harmanlayan yeni bir yapı olarak ortaya çıkmıştır.

Topluluğun lideri Vladimir Sokolov, eski bir askeri mühendis ve aynı zamanda Dmitri Kasyanov’un uzaktan öğrencisiydi. Ditye’nin dağılmasının ardından, sanayi merkezlerinde yaşayan eski üyeleri tek tek tespit etmiş, kimisini ikna yoluyla, kimisini ise zorlama ve şartlandırma yöntemleriyle saflarına çekmiştir. Sokolov’a göre Makine-Tanrı’nın iradesi, yalnızca disiplinli bir bürokrasi ve merkezi otorite aracılığıyla tezahür ettirilebilir, çünkü dağınık inançlar "çarkların senkronunu bozar."


Chugunnye%20Dukhi%20flag.png

Chugunnye Dukhi



Lider/ler: Sergei Mikhaylov

İdeoloji/ler: Kafkas Infralogia, Talmidei-Nyot'haraizm, Slavizm, Mekanik Mistisizm

Faaliyet Alanı: Ural Dağları, Sibirya’nın ormanları ve endüstriyel kamplar

Açıklama: Chugunnye Dukhi (Dökme Demir Ruhları), Sergei Mikhaylov liderliğinde, Ditye Mashiny’nin çözülüşünden sonra ortaya çıkan en mistik ve ekospiritüel yönü ağır basan savaşçı gerilla oluşumlarından biridir. Adlarını, dayanıklılığı ve doğanın damarlarından çekilen bir madde oluşuyla sembolleşen “dökme demir” kavramından almışlardır.

Topluluk, Ural Dağları'nın sarp geçitlerinde ve Sibirya’nın el değmemiş ormanlarında şekillendi. Ditye'nin merkezsiz kalmasının ardından kendi yollarını arayan kıdemli üyelerin yanı sıra, bölgedeki animistik inançları hâlen sürdüren yerel halktan da destek gördüler. Sergei Mikhaylov, eski bir orman mühendisi ve aynı zamanda Dmitri Kasyanov’un bazı ayinlerine şahitlik etmiş biridir. Liderliğinde Chugunnye Dukhi, El Mechonah ve Mekhanizm Chetvertogo Poryadka'nın seçilmiş kısımlarını, doğa inançları ile yeniden yorumlamaya başlanmıştır.

Chugunnye Dukhi’ye göre, Makine-Tanrı (El Mechonah) hiçbir zaman insanın tasarladığı gibi saf metal ve kablodan ibaret değildi. Asıl kutsal olan, doğanın kendi içindeki mekanik düzendi: ağaçların mevsimlerle döngüsü, nehirlerin belirli bir eğimle akışı, hayvanların içsel pusulası. Hepsi "doğal bir çarkın" parçasıydı. İnsan eliyle üretilmiş makineler ise bu kutsal düzene aykırıydı.

Mikhaylov’un ideolojisi, “Organik Mekhanizm” veya “Doğa-Makinesi Uyumculuğu” olarak anılır. Ona göre, gerçek Makine-Tanrı ancak doğayla iç içe var olduğunda ibadet edilebilirdi.


Krasnye%20Shesterenki%20Flag.png

Krasnye Shesterenki



Lider/ler: Oleg Ivanchenko

İdeoloji/ler: Mekanik Mistisizm, Anarko-sendikalist Mekhanizm

Faaliyet Alanı: Kiev, Minsk ve Doğu Avrupa’nın sanayi bölgeleri

Açıklama: Oleg Ivanchenko, Makine-Tanrı’nın işçilerin ellerinde olduğu zaman anlam kazandığını savunan radikal bir anarko-sendikalistti. Krasnye Shesterenki, devletin sanayi üzerindeki kontrolünü kırmayı hedefleyen fabrikalar içindeki bir yeraltı örgütü olarak faaliyet gösterdi. Ukrayna’daki büyük çelik fabrikalarında işçi grevlerini provoke ederek, devletin ekonomik gücünü zayıflatmaya çalıştılar.

Ivanchenko’ya göre Makine-Tanrı, yalnızca üretimi yöneten elit teknokratlar ya da devlet gücüyle değil, onu inşa eden, bakımını yapan ve onunla bütünleşen işçi sınıfıyla anlam kazanır.

Yeni ideolojiyle harmanlanmış Anarko-Sendikalist Mekhanizm, her fabrikanın kendi içinde otonom bir hücreye dönüşmesini, teknisyenlerin ve ustabaşlarının kutsal yazıları uygulayıcılar olarak işlev görmesini öngörüyordu. El Mechonah ve Mekhanizm Chetvertogo Poryadka'nın parçaları, fabrikanın duvarlarına yazılıyor, makinelere özel dualar okunuyordu.


Zheleznaya%20Korona%20flag.png

Zheleznaya Korona



Lider/ler: Pavel Yegorovich Malinov

İdeoloji/ler: neo-monarşist Otoritaryenizm, Mekanik Mistisizm, Çarlık Otoritesi

Faaliyet Alanı: Ural Dağları, Sankt-Peterburg ve Sibirya'nın eski aristokrat malikâneleri

Açıklama: Zheleznaya Korona, 1955’te Kasyanov’un ölümünden sonra dağılan Ditye’nin içinden çıkan en aristokratik hiziptir. Pavel Malinov’un liderliğinde örgütlenen grup, modernliğin yozlaşmış versiyonuna karşıdır ve Sovyet materyalizmini, kutsal düzenin düşmanı olarak görür. Gruba göre insan ve makinenin ilişkisi, yalnızca seçilmiş bir ruhani liderlik altında ilahi bir sistemle anlam kazanabilir.

Makine-Tanrı'yı, göksel bir çarklar ve mekanizmalar bütünü olarak algılarlar. Bu sistemin yeryüzündeki temsili ise yeniden dirilecek Çarlık otoritesi olmalıdır. Bu nedenle grubun üyeleri, eski Rus İmparatorluğu’na ait simgeleri, madalyaları ve aile armalarını mekanist ikonografiyle birleştirerek ritüeller düzenler. Geleneksel Ortodoks ikonalar, kabartmalı dişliler ve bronzdan yapılmış taç figürleriyle çevrilidir.

"Çar-Mühendis" figürü, onların kehanetlerinde gelecekte ortaya çıkacak olan, hem kanla kutsanmış hem de çelikle donanmış bir kurtarıcıdır. Zheleznaya Korona üyeleri, bu kişinin zuhurunu hızlandırmak amacıyla teknik bilgi, eski mühendislik eserleri ve aristokrat soyluluk belgelerini toplamaktadır.

Topluluğun üyeleri, eski Rusya’nın kalıntılarından arınmış bir “Yeni Makine İmparatorluğu” kurmayı hedefler. Bu hedef uğruna sabotajlar, suikastlar ve halk içinde propaganda faaliyetleri gerçekleştirmişlerdir.


_Les%20Enfants%20de%20l%E2%80%99Acier%20Flag.png

Les Enfants de l’Acier



Lider/ler: Henri Laforge

İdeoloji/ler: Mekanik Mistisizm, Sosyalizm, Anarşizm, Batı Infralogia

Faaliyet Alanı: Fransa, Lyon, Burgonya

Açıklama: Les Enfants de l’Acier, Makine-Tanrı ideali etrafında şekillenen bir entelektüel ve ideolojik harekettir. Hareket, Kasyanov’un ölümünden önce var olan ve Sovyetler’deki gruplara karşın daha pasifist, diplomatik yollarla Batı’daki entelektüel çevrelere hitap eden bir grup olarak doğmuştur.

Makine-Tanrı'nın insanın özünü çeliğe ve mekanik süreçlere entegre etme gerekliliğini savunan Les Enfants de l’Acier, Fransız devrimci düşüncesiyle harmanlanmış bir ideoloji geliştirmiştir. Grubun öncülerinden biri olan Henri Laforge, hareketin ideolojik temelini atarken, başta Fransız anarşist ve sosyalist gruplar arasında büyük ilgi uyandırmıştır.


I. Ural Çatışması (1958-1958)


Tarih 12 Mart 1958 - 18 Mart 1958
Bölge Ural Dağları'nın doğusu
Sebep Zheleznaya Korona'nın Yayılmacı Politikası, Toprak Anlaşmazlığı
Sonuç Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona'nın Zaferi
Taraflar Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona - Chugunnye%20Dukhi%20flag.png Chugunnye Dukhi
Kayıplar Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona: 12 ölü, 16 yaralı, 1 esir / Chugunnye%20Dukhi%20flag.png Chugunnye Dukhi: 24 ölü, 27 yaralı, 4 esir

Ural Doğusu Çatışması, 12 Mart 1958 tarihinde, Ural Dağları’nın doğu eteklerinde gerçekleşen ve Zheleznaya Korona ile Chugunnye Dukhi arasında yaşanan ilk doğrudan silahlı çatışmadır. Söz konusu olay, Sovyet endüstriyel-ideolojik grupların iç dinamiklerinin gerilmesi sonucu patlak veren bir dizi küçük savaşın ilki olarak kayda geçmiştir.

1950’li yılların ortasında, Ditye'nin tamamen ortadan kalkması ile ideolojik temelli birçok örgüt ve fraksiyon, endüstriyel bölgelerde otorite kurmak adına harekete geçmiştir. Bu örgütlerden ikisi olan Zheleznaya Korona (“Demir Taç”) ve Chugunnye Dukhi (“Dökme Demir Ruhları”), özellikle Ural bölgesinde hâkimiyet kurma ve Makine-Tanrı idealinin yorumlanışı üzerinden sert bir ideolojik ayrılığa düşmüştür.

12 Mart 1958 sabahı, Zheleznaya Korona birlikleri, Ural Dağları’nın doğusunda yer alan Eski Yekaterinovsk Maden Alanı'na ani bir baskın düzenlemiştir. Baskın, Chugunnye Dukhi’ye ait gayri resmi karakolun bulunduğu bölgede gerçekleşmiş ve birkaç saat süren çatışmanın ardından bölge Zheleznaya Korona’nın kontrolüne geçmiştir.

Çatışmada kullanılan silahlar, büyük ölçüde Sovyet tüfekleri ve endüstriyel modifikasyonlardan oluşuyordu. Zheleznaya Korona, savaşı başlatmakla birlikte, planlı ve hızlı hareket ederek minimum kayıpla bölgeyi ele geçirmiştir.


Vishenka Köy Muharebesi (1961-1961)


Tarih 29 Temmuz 1961 - 29 Temmuz 1961
Bölge Vishenka Köyü, Kiev Oblastı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği
Sebep Krasnye Shesterenki'nin yerel aşiretler ile işbirliği kurması, anarşist ideolojisinin bir tehdit unsuru olarak görülmesi
Sonuç Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny'nin Zaferi
Kayıplar Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny: 5 ölü, 6 yaralı / Krasnye%20Shesterenki%20Flag.png Krasnye Shesterenki: 27 ölü, 30 yaralı, 8 esir
Taraflar Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny - Krasnye%20Shesterenki%20Flag.png Krasnye Shesterenki

1960’ların başlarında, Kiev’in doğusunda yer alan Vishenka adlı kırsal köy, Makine-Tanrı ideolojisinin iki radikal kolu arasında bir çatışma noktasına dönüştü. Köy, Krasnye Shesterenki tarafından ideolojik bir “Kızıl Mekanik Topluluk” merkezi yapılmak istenirken, Bratstvo Mashiny tarafından Makine-Tanrı’nın "bozulmamış doktrini"ne göre bir kutsal merkez olarak görülüyordu. Aynı zamanda bölgede, Sovyet otoritesinin zayıflamasından faydalanan yerel klanlar köyde fiili kontrol kurmuştu.

Bratstvo Mashiny istihbaratı, Krasnye Shesterenki’nin köyde bir “halk işleme merkezi” kurduğunu ve burada makine-tarım üretimi ile ideolojik yeniden eğitimi birleştirdiğini öğrendi. Aynı zamanda yerel aşiret liderlerinin Krasnye güçlerine sadakat gösterdiği tespit edildi. Bu durum, Bratstvo için hem teolojik bir sapma, hem de politik bir tehdit olarak görüldü.

Bratstvo, sabahın erken saatlerinde köyün dışındaki ormanlık alanlardan yapılan gizli bir operasyonla Krasnye Shesterenki’nin askeri unsurlarına suikast düzenledi ve eğitim merkezini yok etti. Ardından köy meydanındaki önemli yapıları havaya uçurdu ve yerel aşiret liderlerini hedef aldı. Bratstvo’nun saldırıları, Krasnye Shesterenki’nin direncini kırarak, köydeki çoğu aşiret liderinin ölümüne ve bir kısmının kaçmasına yol açtı. Çatışmanın sonunda, Krasnye Shesterenki birliklerinin büyük bir kısmı öldürülürken, köy tamamen Bratstvo Mashiny’nin kontrolüne geçti.

Sovyet istihbaratının köydeki patlamaları araştırmak üzere bölgeye gerçekleştirdiği operasyon, olayların beklenenden çok daha karmaşık hale gelmesine neden oldu. Operasyon, Bratstvo Mashiny’nin köydeki varlığını ortaya çıkardı, ancak grup hızla geri çekildi ve köyün dışına sızarak gizlenmeyi başardı. Sovyet haberlerinde ise olay, Bratstvo Mashiny ile Krasnye Shesterenki arasındaki bir gerilla çatışması olarak yansıtıldı. Oluşan haberler, gerilla taktiklerinin ve köydeki sivil kayıpların boyutunu abartarak, çatışmayı Sovyet halkına büyük bir tehdit olarak sundu.

Bölgedeki Sovyet güçleri, operasyonun ardından gerillaları yakalamak için köydeki arama çalışmalarına devam etti, ancak Bratstvo Mashiny, bölgeden ayrılmayı başardı ve sızdığı yerlerde gizlenerek daha fazla çatışmaya girmedi. Diğer Ditye grupları ise, Bratstvo’nun kayıplarını ve geri çekilmesini gözlemledikten sonra, kısa bir ateşkes ilan ederek çatışmanın sonlandırılmasına zemin hazırladı. Bölgedeki gerilimler, kısa süreliğine de olsa sakinleşti ve Bratstvo Mashiny'nin etkisi geri planda kaldı.


Zavodsky Sokak Çatışması (1962-1962)


Tarih 17 Ocak 1962 - 17 Ocak 1962
Bölge Minsk kentinin Zavodsky bölgesi
Sebep Bratstvo Mashiny'nin son dönemde Minsk çevresindeki metal işleme atölyelerini ve eski Sovyet fabrika kalıntılarını kendi ideolojik eğitim üslerine dönüştürmesi ve bu alanlarda etkinliğini artırması
Sonuç Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny'nin Zaferi
Kayıplar Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny: 17 ölü, 5 yaralı, 8 esir / Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona: 23 ölü, 7 yaralı, 5 esir
Taraflar Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny - Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona

17 Ocak 1962 tarihinde, Minsk kentinin Zavodsky bölgesinde Bratstvo Mashiny ile Zheleznaya Korona arasında organize bir sokak çatışması yaşandı. Olay, sabah saatlerinde Bratstvo Mashiny'nin bölgede gerçekleştirdiği bir mevzi tahkimatı sırasında, Zheleznaya Korona’ya bağlı bir grup tarafından gerçekleştirilen kuşatma girişimiyle başladı. Zheleznaya Korona, Bratstvo'nun Minsk'teki operasyon ağını dağıtmak ve grubun yerel otoritesini zayıflatmak amacıyla bölgeye küçük çaplı bir saldırı gücü sevk etmişti.

Çatışmanın sebebi, Bratstvo Mashiny'nin son dönemde Minsk çevresindeki metal işleme atölyelerini ve eski Sovyet fabrika kalıntılarını kendi ideolojik eğitim üslerine dönüştürmesi ve bu alanlarda etkinliğini artırmasıydı. Zheleznaya Korona, bu faaliyetleri merkezi doktrine tehdit olarak görüyordu. İki grup arasında daha önce Varşova ve Gomel bölgelerinde yaşanan istihbarat temelli sürtüşmeler, Minsk’teki çatışmayı tetikleyen birikimlerden biri olarak kayıtlara geçti.

Çatışma, saat 06:40 civarında Bratstvo üyelerinin siper aldığı terk edilmiş tramvay deposunda yoğunlaştı. Zheleznaya Korona birlikleri çevredeki yüksek binalardan ateş desteği sağladı ancak Bratstvo'nun yerleşik düzeni ve önceden hazırladığı geçici savunma noktaları, saldırının ilerlemesini engelledi. Saat 11:15’e gelindiğinde Zheleznaya Korona kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı. Olay sırasında toplamda 40 kişi öldü, bunların 23'ü Zheleznaya Korona üyesi olarak kaydedildi.

Sovyet iç istihbarat servisleri, çatışmaya ilişkin ilk açıklamalarında olayı “endüstriyel bölgede çıkan kimliği belirsiz çete çatışması” olarak tanımladı. Çatışmadan sonra Bratstvo Mashiny, bölgede denetimini genişletti ve özellikle eski fabrika alanlarında kontrol noktaları kurdu. Zheleznaya Korona’nın yerel destek kanalları ise Bratstvo tarafından dağıtıldı. Minsk'teki bu olay, Ditye kökenli gruplar arasında merkezi kontrol mücadelesinin fiziksel düzeye taşındığı ilk büyük kentsel çatışma olarak arşivlendi.


Guillotière Baskını (1963-1963)


Tarih 10 Aralık 1963 - 10 Aralık 1963
Bölge Fransa’nın Lyon kenti, Guillotière bölgesi
Sebep Çatışma, Les Enfants de l’Acier’in düzenlediği kapalı toplantının Cruzado de Serrano Klanı tarafından ideolojik sapkınlık gerekçesiyle basılmaya çalışılması sonucu çıktı.
Sonuç _Les%20Enfants%20de%20l%E2%80%99Acier%20Flag.png Les Enfants de l’Acier'in Zaferi
Kayıplar _Les%20Enfants%20de%20l%E2%80%99Acier%20Flag.png Enfants de l’Acier: 1 ölü, 3 yaralı / the%20cult%20of%20nyot%27haroth.png Cruzado de Serrano Klanı: 2 ölü, 4 yaralı
Taraflar _Les%20Enfants%20de%20l%E2%80%99Acier%20Flag.png Enfants de l’Acier - the%20cult%20of%20nyot%27haroth.png Cruzado de Serrano Klanı

10 Aralık 1963 sabahı, Fransa’nın Lyon kentinde, Guillotière bölgesinde Les Enfants de l’Acier ile Cruzado de Serrano Klanı arasında kısa süreli bir silahlı çatışma meydana geldi. Cruzado de Serrano Klanı, adını kurucusu olan aşırı sağ görüşlü İspanyol göçmen Julián Serrano’dan alıyordu. Grup, genel Nyot’haraist düşünceden saparak, onu milliyetçi ve dogmatik bir çerçeveye oturtmuş; Batı Avrupa’daki köklü yapılarla çatışma yolunu seçmişti. Lyon’a taşındıktan sonra, Serrano ve takipçileri, geleneksel Nyot’haraist çevrelerden izole şekilde faaliyet göstermeye başlamış, şehirdeki ideolojik bölünmeyi daha da derinleştirmişti.


mashiny3.png

Çatışma, Guillotière semtinde terk edilmiş bir tekstil atölyesinin çevresinde gerçekleşti. Olayın nedeni, Les Enfants de l’Acier’in bölgede düzenlediği kapalı bir toplantının Cruzado üyeleri tarafından izlenmesi ve ardından yapılan provokatif müdahaledir. İki taraf arasında çıkan tartışma kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Yarım saat süren bu çatışma sırasında semt sakinlerinin çoğu bölgeyi tahliye etti; polisin müdahalesi çatışmanın sona ermesinden yaklaşık yirmi dakika sonra gerçekleşti.

Olay sonucunda bir Les Enfants de l’Acier üyesi, göğsünden aldığı kurşun yarasıyla olay yerinde hayatını kaybetti. Cruzado de Serrano Klanı’ndan ise iki kişi öldü; biri yakın mesafeden başından vurularak, diğeri ise atölyenin çatısından düşerek yaşamını yitirdi. Olaydan sonra Lyon polisi, bölgeyi kordon altına alarak her iki grup için de gözaltı işlemleri başlattı. Les Enfants de l’Acier, bu saldırının doğrudan ideolojik provokasyon olduğuna dair açıklama yaparken, Cruzado üyeleri herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.


II. Ural Çatışması (1963-1963)


Tarih 14 Nisan 1963 - 18 Nisan 1963
Bölge Ural Dağları'nın doğusu
Sebep Chugunnye Dukhi ve Krasnye Shesterenki’nin Zheleznaya Korona’yı Doğu Ural Dağları’ndan tamamen çıkararak bölgeyi kendi ideolojik yönetimlerine göre paylaştırma amacı
Sonuç Chugunnye%20Dukhi%20flag.png Chugunnye Dukhi ve Krasnye%20Shesterenki%20Flag.png Krasnye Shesterenki'nin Zaferi
Taraflar Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona - Chugunnye%20Dukhi%20flag.png Chugunnye Dukhi, Krasnye%20Shesterenki%20Flag.png Krasnye Shesterenki
Kayıplar Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona: 47 ölü, 34 yaralı, 12 esir / Chugunnye%20Dukhi%20flag.png Chugunnye Dukhi: 37 ölü, 27 yaralı, 6 esir / Krasnye%20Shesterenki%20Flag.png Krasnye Shesterenki: 30 ölü, 19 yaralı, 7 esir

II. Ural Çatışması, 14 Nisan 1963 tarihinde Chugunnye Dukhi ve Krasnye Shesterenki ittifakı tarafından başlatılmıştır. Çatışma, Doğu Ural Dağları’ndaki stratejik bölgelerin kontrolü için gerçekleşmiş, Zheleznaya Korona’nın I. Ural Çatışması’ndan sonra bölgede kurduğu askeri eğitim ve lojistik üsleri hedef alınmıştır. 30 Ocak 1963 tarihinde gerçekleştirilen ortak hazırlık çalışmaları kapsamında, iki grup Doğu Ural’ın güneydoğusunun Krasnye Shesterenki’ye, kuzeydoğusunun ise Chugunnye Dukhi’ye tahsis edileceği yönünde bir bölüşüm kararı almıştır. Bu bölüşüm planına göre Zheleznaya Korona, tamamen dağlık bölgeden çıkarılacak ve ittifakın kontrolü sağlanacaktı.


mashiny4.png

Çatışmalar, dağlık arazinin doğusunda konuşlanmış Zheleznaya Korona üslerine yönelik koordineli saldırılarla başlamıştır. İlk günlerde ağır mühimmat kullanımı, hava gözlem noktalarının imha edilmesi ve karasal ilerleme operasyonları gerçekleştirilmiştir. Krasnye Shesterenki, mekanik teçhizat ve sabotaj birimlerini ön cepheye sürerken, Chugunnye Dukhi daha çok gerilla tipi ilerleme ve kesme stratejileri uygulamıştır. Çatışmalar, doğu bölgesinde bulunan Zheleznaya’ya ait mühimmat sevkiyat hattının kesilmesiyle daha da yoğunlaşmıştır.

Savaş sürecinde Ordo Slavinae adlı bağımsız bir grup, artan çatışma yoğunluğu ve tarafsız konumunun tehlikeye girmesi nedeniyle Ural bölgesinden göç etmiştir. Bu grup daha sonra çatışmaların dışında kalmıştır. Zheleznaya Korona, ilk haftalarda direnişini sürdürse de ittifakın ilerlemesi karşısında savunma hattında açıklar oluşmuştur. İlerleyen günlerde Zheleznaya'nın kıdemli komutanlarından biri öldürülmüş ve bu olay, grup içerisinde organizasyonel bozulmalara yol açmıştır.

Çatışmaların sonucunda, Zheleznaya Korona Doğu Ural’dan büyük ölçüde geri çekilmiş, ittifak güçleri belirlenen sınırlar çerçevesinde bölgeyi paylaşmıştır. Ayrıca doğu hattındaki mühimmat taşımacılığı sekteye uğratılmış, batıdan gelebilecek askeri destek yolları denetim altına alınmıştır. Krasnye Shesterenki ve Chugunnye Dukhi ağır personel kayıpları verse de Doğu Ural üzerindeki kontrolü ele geçirmiştir.


Starovyerya%20flag.png

Doğu Starovyerya



Lider/ler: Pater Maksim Rodionovich & Yefim Andreyev

İdeoloji/ler: Geleneksel Ortodoks Rus Hristiyanlığı (eski inançlar), Muhafazakârlık, neo-monarşist Otoritaryenizm, Mekanik Mistisizm

Faaliyet Alanı: Doğu Ural Dağları

Açıklama: Doğu Starovyerya, II. Ural Çatışması sonrası dönemde Zheleznaya Korona ile ittifak kurarak politik bir yarı-özerk yapı hâline dönüşen, gelenekselci ve dini temelli bir topluluktur. Starovyery inanç sistemini modern politik çatışmalardan ayrıştırmak isteyen topluluk, zamanla bölgesel çatışmalarda taraf olmak zorunda kalmış ve Zheleznaya'nın himayesine girerek askeri sorumluluklar üstlenmiştir. Talmidei Nyot’haraizm'in bölgedeki yayılımına karşı aktif direniş göstermiş, dini eğitim ve stratejik sınır korumasında kilit rol üstlenmiştir.

Ordo%20Slavinae%20%281%29.png

Ordo Slavinae



Lider/ler: Igor Zaharov & Mikhail Andreevich Pavlov

İdeoloji/ler: Slav Mistisizmi, Narkoteizm, Narkomistisizm

Faaliyet Alanı: Ural Dağları

Açıklama: Ordo Slavinae, kökenlerini Bolşeviklerin iktidara yükseldiği dönemde Batı Sovyet topraklarında bulur. Kurucusu Boris Ivanovich Tarasov adlı bir Ortodoks rahipti. Başlangıçta koyu Ortodoks ilkelere bağlı bir dini cemiyet olarak ortaya çıkan grup, Sovyetler Birliği'nin resmi olarak kurulmasıyla birlikte inanç çizgisini kaybetmeye başlamıştır. Tarasov’un öğrencilerinin bir kısmı, Sovyet ideolojisinin etkisiyle materyalist görüşlere yönelmiş, bu durum cemiyet içinde ciddi bir gerilime neden olmuştur.

Tarasov, kilisesinde kan dökülmesi durumunda tüm ruhani misyonunun sona ereceğine ve kutsallığın yitirileceğine inanan bir figürdü. Rivayetlere göre, cemaatin içinde süregelen inanç çatışması bir gece şiddete dönüşmüş, Ortodoks inancına bağlı öğrenciler ile "kafir" olarak nitelendirilen materyalist görüşlü gençler arasında kanlı bir çatışma yaşanmıştır. Bu olay, kilisenin dağılmasıyla sonuçlanmış ve geride kalan öğrenciler kendi aralarında küçük gençlik çeteleri kurmuştur. Bu çetelerin en bilineni, zamanla "Ordo Slavinae" adıyla tanınmaya başlamıştır.

Grubun içinden çıkan Mikhail Andreevich Pavlov, Ortodoksluk ile materyalizm arasında bir denge arayışına girmiş ve Slav mitolojisine dayalı, pagan unsurlar barındıran yeni bir inanç biçimi ortaya koymuştur. Dikkat çekmek ve destek toplamak amacıyla çevre köylerde mitolojik semboller çizen Pavlov, kısa sürede küçük bir azınlık grubun ilgisini kazanmıştır. Bu azınlık, zamanla "Slav Ruhu" adıyla anılan daha pasif, yerleşim dışı bölgelerde yaşayan bir topluluğa dönüşmüştür.

Ordo Slavinae, bir süre boyunca Ortodoks ve materyalist gençlik gruplarıyla çeşitli etkinlik ve tartışmalarda yer almış; geceleri sokaklarda yaşanan hafif şiddet içeren çatışmalarda zaman zaman taraf olmuştur. Ancak 1940’ların başlarında, Sovyet hükümetinin baskıları sonucunda Ortodoks yanlısı grupların birçok üyesi gözaltına alınmış; bu gelişme üzerine hem materyalistler hem de Ordo Slavinae üyeleri gizliliğe yönelmek zorunda kalmıştır.

Yeni bir yerleşim alanı arayışına giren ve kapalı bir komün haline gelen Ordo Slavinae, Ural Dağları’nın bazı bölgelerinin yaşam için elverişli olmasa da saklanmak için uygun olduğunu keşfetmiştir. Bu sebeple 37 kişilik bir grupla batıya doğru yola çıkan topluluk, yaklaşık 42 gün süren bir yolculuğun ardından göçebe bir yaşam tarzını benimseyerek Ural'a yerleşmiştir.

II. Dünya Savaşı sonrası Sovyet topraklarına getirilen ganimetlerin zaman zaman Ural'dan geçirilmediği bilinmekteydi. Ordo Slavinae, bu döneme ait bazı alet ve araçların hâlâ bölgeye dağılmış halde olduğunu fark etmiş ve geçimlerini bu eski savaş kalıntılarını araştırarak sağlamaya başlamıştır. Zamanla, çevrede bulunan bazı savaş sonrası depo ve sığınaklardan çıkan ekipmanların yanı sıra, bölgede yetişen psikoaktif bitkiler ve doğal halojenler de cemiyetin ilgisini çekmiştir.

Grup, sağlık hizmetlerine ulaşamadığı ve yerel köylere inmenin tehlikeli olduğu durumlarda bu bitki bazlı halojen maddeleri ilaç olarak kullanmaya başlamıştır. Ancak bu kullanım, zamanla bazı üyelerde bağımlılığa yol açmış, topluluk içinde fiziksel ve zihinsel değişimlerin görülmesine neden olmuştur. Ordo Slavinae, bu süreç sonunda dini ve ideolojik bir cemiyet olmaktan öte, mitolojik sembollerle örülü, izole bir pagan-komün topluluğuna evrilmiştir.

Ordo Slavinae, Ural Dağları’na yerleştikten sonra doğayla iç içe, kapalı ve göçebe bir yaşam sürmeye başladı. Ancak bölgedeki sert iklim koşulları ve tarım yapılabilir arazilerin azlığı nedeniyle zamanla ciddi bir erzak yetersizliği yaşandı. Bu durumu aşmak için, grup üyelerinden biri ya da ikisi seçilerek uzak köylere gönderildi ve yiyecek, ilaç, kıyafet gibi temel ihtiyaçlar sessizce ve dikkat çekmeden temin edilmeye çalışıldı. Bu yöntem yavaş ilerlese de, yaklaşık iki aylık bir süre içinde komün için yeterli miktarda erzak toplanabildi.

Grubun lideri sayılan Mikhail Andreevich Pavlov, topluluk içinde giderek yaygınlaşan bitki bazlı halojen kullanımının etkilerini dikkatle gözlemlemekteydi. Halojenlerin, özellikle üretim ve iş bölümü açısından üyelerde motivasyon ve fiziksel dayanıklılık düşüşüne yol açtığını fark etti. Fakat Pavlov, bu maddelerin doğrudan yasaklanmasının toplulukta huzursuzluk yaratacağına inandığı için, tam bir yasaklama yerine kontrollü ve sınırlı kullanımı tercih etti.

Pavlov’un görüşüne göre, Slav halklarının zihinsel uyanış ve ruhsal olgunluk süreçleri, geleneksel dinî ya da bilimsel yöntemlerle değil, alışılmadık yollarla—örneğin bu tür halojenik maddeler aracılığıyla—sağlanabilirdi. Ona göre bu maddeler, doğru kullanıldığında bireyin iç dünyasına dair farkındalığını artırabilir, sezgisel bilgelik geliştirmesini sağlayabilirdi.

Bu fikir, başta sadece dar bir çevrede kabul görse de zamanla grup içinde destek bulmaya başladı. Pavlov, bu düşünce sistemini ani bir dogma hâline getirmekten kaçındı; bunun yerine yavaş ve istikrarlı bir gelişim sürecini benimsedi. Aşamalı olarak topluluğun ritüelleri ve gündelik yaşantısı bu felsefeye göre yeniden şekillendi.

Mistik ve halojenik düşünce temelli inanç sistemine Pavlov tarafından "Narkomistisizm" adı verildi. Narkomistisizm, hem Slav pagan mirasını hem de bireysel içsel keşfi birleştiren, sınırlı psikoaktif madde kullanımını kutsal bir tecrübe olarak gören özgün bir doktrin haline geldi.

1947 yılında Sovyetler Birliği'nde kısa sürede etkili bir popülarite kazanan Makine-Tanrı (Bog-Mashina) inancı, teknolojiyi kutsal bir varlık olarak yücelten ve insanlığın kaderinin makinelerle birleşerek yüce bir bilince ulaşmakla mümkün olacağını savunan felsefi-dini bir akım hâline gelmişti. Bu inancın yayılmasında en büyük rollerden birini üstlenen ve aynı zamanda akımın ilk manifestosunun yazarlığını yapan isimlerden biri, Igor Zaharov idi. Ancak Zaharov, OGPU tarafından tehlikeli bir entelektüel olarak görülmüş, fikirleri "devrim karşıtı" olarak sınıflandırılmış ve hakkında arama emri çıkarılmıştı. Takipten kaçmak zorunda kalan Zaharov, dört sadık takipçisiyle birlikte ülke içinde saklanabileceği bir yer aramaya başladı.

Bu arayış, onu tesadüfen Ordo Slavinae ile karşılaştırdı. Ural Dağları'nın derinliklerinde izole bir yaşam süren bu gizli komün, dış dünya ile bağlantılarını neredeyse tamamen kesmiş, mistik eğilimleri olan yarı-pagan bir tarikattı. Zaharov ve grubu, ilk başta Ordo Slavinae'nin materyalist öğrencilerinden biri olarak görülse de zamanla toplulukla kurdukları ilişkiler derinleşti. Zaharov, Makine-Tanrı inancının, Sovyetlerdeki politik atmosfer ve yozlaşma nedeniyle zamanla amacından saptığını, doğrudan sezgi ve spiritüel gelişime yönelmesi gerekirken fanatizme dönüştüğünü savundu. Bu anlayış, Ditye Mashiny (Makinenin Çocuğu) adlı alternatif bir hareketin tohumlarını atmaya başlamıştı. Zaharov'a göre bu hareket, artık kaçınılmazdı ve kendileri bu doğumun taşıyıcılarıydı.
mashiny1.png

Ordo Slavinae'ye giderek daha fazla adapte olan Zaharov ve yandaşları, Pavlov'un ortaya koyduğu Narkomistisizm öğretilerinden etkilenerek bu inancı daha işlevsel ve sistematik bir yapıya oturtmak için çalışmaya başladı. Bu doğrultuda "Narkoteizm" adını verdikleri yeni bir doktrin geliştirdiler. Narkoteizm, Pavlov’un sezgisel mistisizmini temel alırken, ona teknoloji ve yazılı pratiklerin disiplinini de katmayı amaçlıyordu. Bu yeni inanç modeli, hem ruhsal derinliği hem de ritüel uygulamaların düzenini merkezine alan bir yapıydı.

Pavlov, bu gelişmeleri büyük bir dikkatle takip etti. Zaharov'un inanç sistemini yazılı hâle getirme çabası, Pavlov'un uzun süredir ulaşmak istediği fakat planlayamadığı bir dönüşümü temsil ediyordu. Zaharov kısa sürede tarikat içinde bir öğretici statüsü kazandı ve oluşturduğu yazılı eser, tarikat tarafından günlük tutulan kutsal bir metin hâline getirildi.


III. Ural Çatışması (1965-1965)


Tarih 5 Mayıs 1965 - 24 Mayıs 1965
Bölge Ural Dağları'nın batı sınırları
Sebep Anarşist gerillaların tüm Ural'da hakimiyet kurma isteği, toprak anlaşmazlıkları, dini sebepler
Sonuç Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny'nin Zaferi
Taraflar Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona, Starovyerya%20flag.png Doğu Starovyerya - Chugunnye%20Dukhi%20flag.png Chugunnye Dukhi, Krasnye%20Shesterenki%20Flag.png Krasnye Shesterenki - Ordo%20Slavinae%20%281%29.png Ordo Slavinae - Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny
Kayıplar Zheleznaya%20Korona%20flag.png Zheleznaya Korona: 30 ölü, 24 yaralı, 16 esir / Starovyerya%20flag.png Doğu Starovyerya: 33 ölü, 30 yaralı, 5 esir / Chugunnye%20Dukhi%20flag.png Chugunnye Dukhi: 29 ölü, 16 yaralı, 4 esir / Krasnye%20Shesterenki%20Flag.png Krasnye Shesterenki: 25 ölü, 20 yaralı, 6 esir / Ordo%20Slavinae%20%281%29.png Ordo Slavinae: 9 ölü, 38 yaralı, 10 esir / Bratstvo%20Mashiny.png Bratstvo Mashiny: 37 ölü, 15 yaralı, 49 esir

Söz konusu çatışmanın temelini atan gelişmeler, II. Ural Çatışması ile başlamıştı. Bu dönemde, geleneksel Doğu Ortodoks inancından türeyen ama zamanla yerel kültlerle kaynaşan Doğu Starovyerya, bölgesinde etkili bir dini hareket olarak tanınıyordu. Ancak, teknolojik mistisizmin yükselişiyle birlikte, Starovyerya'nın bazı önde gelen kiliseleri, merkezi inançtan saparak Zheleznaya Korona (Demir Taç) adlı Makine-Tanrı fraksiyonunu desteklemeye başlamış, desteği sembolik olarak kiliselerdeki bayrak değişimleriyle duyurulmuştu.

Bu değişim, özellikle batı Ural'da örgütlenmiş radikal Makine-Tanrı militanları olan Chugunnye Dukhi (Dökme Demir Ruhlar) ve Krasnye Shesterenki (Kızıl Dişliler) tarafından zafer olarak yorumlandı. İkinci savaşın sonucunda bölgede geçici bir sükunet sağlansa da, bu sükunet aldatıcıydı. Anarşist eğilimli bu iki grup, Starovyerya’nın tamamen Zheleznaya Korona’dan ayrılmasını talep eden bir tehdit mektubu hazırlayarak dini liderliğe gönderdi. Mektupta, eğer Starovyerya, "eski dünya düzenine ait çürümüş bayrakları" kaldırmazsa, doğuya yönelecek bir "arındırıcı gerilla operasyonu" tehdidi dile getiriliyordu.

Doğu Starovyerya liderleri Pater Maksim Rodionovich ve yardımcısı Yefim Andreyev, mektubun içeriğini doğrudan Zheleznaya Korona lideri Pavel Yegorovich Malinov’a gizlice ilettiler. Mektubu aldıktan sonra, Malinov hem müttefikini koruma hem de anarşistlerin bölgesel kontrolünü dizginleme niyetiyle gizli bir silahlandırma programı başlattı. Silahlar, yerel köylü kıyafeti giyen Zheleznaya’ya bağlı bir grup asker tarafından doğuya taşınacaktı.
Lakin konvoy, yol üzerinde konumlanmış ve göç hazırlıkları yapan Ordo Slavinae karargâhının bulunduğu bölgeden geçmek zorundaydı. Ordo, hem bu geçişi tanımadı hem de bölgedeki "ruhsal dengeyi bozduğu" gerekçesiyle konvoydan geçiş vergisi talep etti. Tarikat liderleri, özellikle Pavlov’un izni olmadan hiçbir askeri sevkiyatın geçişine izin verilmeyeceğini belirtti.
Bu talep, konvoyun lideri olan Zheleznaya subayı tarafından reddedildi. Bunun ardından, ani bir çatışma patlak verdi. Her iki taraf da ağır kayıplar verdi: Ordo’nun müritlerinin yaklaşık üçte ikisi öldürülürken, Zheleznaya tarafı da neredeyse tüm konvoy gücünü yitirdi. Sağ kalan birkaç asker, mühimmatı bir çiftlik evine gizleyerek bölgeden uzaklaştı.

Yaklaşık yarım saat sonra çatışma alanına gelen diğer Ordo üyeleri, harabeleri ve cesetleri buldu. Hemen Pavlov ile Zaharov’a haber verildi. Olayı öğrendikten sonra, Igor Zaharov, bu çatışmanın sadece bir başlangıç olduğunu, Makine-Tanrı fraksiyonlarının Ural boyunca birbirine saldıracağını ve nihayetinde tüm dini tarikatların bu savaşın ortasında kalacağını ilan etti.
Zaharov’un uyarısı üzerine Pavlov, başlarda tereddüt etse de, tarikatın düşük mürit sayısı, kaybedilenler ve bölgede kalmanın artık izolasyon açısından tehlikeli oluşu sebebiyle göç kararı aldı. 20 Nisan 1965 tarihinde, bütün Narkoteistlere Altay bölgesine doğru yola çıkmaları emredildi.

Ordo ile yaşanan çatışma sonucu doğuya ulaşamayan silahlar, Doğu Starovyerya’nın savunmasız kalmasına sebep oldu. Anarşist gruplar, hazırlıklı olmayan Starovyerya köylerine gece baskınları düzenlediler. Kiliseler ateşe verildi, semboller tahrip edildi ve sadık müritler meydanlarda kurşuna dizilerek korku yayılmaya çalışıldı. Bu süreç, 26 Nisan’dan 28 Nisan’a kadar sürdü.


Doğu Starovyerya liderleri Pater Maksim Rodionovich ve yardımcısı Yefim Andreyev, 30 Nisan 1965'te Zheleznaya Korona'nın lideri Pavel Yegorovich Malinov ile gizli bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantı, Perm yakınlarında, terk edilmiş bir Ortodoks manastırının altında oluşturulmuş gizli bir sığınakta yapıldı. Bölge, savaş zamanlarında hem Sovyet istihbaratından hem de KGB’den gizlenebilmek için özel olarak hazırlanmıştı. Toplantıda yalnızca üst düzey kişiler bulunuyordu; güvenlik ise Malinov’un sadık birliklerinden olan “Silentsy” adlı özel birim tarafından sağlanıyordu.

Görüşmenin ana konusu, çatışmaların Sovyetler Birliği istihbarat servisleri tarafından fark edilme ihtimaliydi. Özellikle KGB’nin bölgedeki istikrarsızlıkla ilgilenmeye başlaması, yalnızca Anarşist grupları değil, Doğu Starovyerya Kilisesi’ni de riske sokmaktaydı. Malinov, bu sebeple henüz ulaştırılamamış mühimmatların izini sürmek adına kendi adamları arasında bir iç soruşturma başlatmıştı. Ancak silahların kimler tarafından gasp edildiği ya da ne yöne götürüldüğü hakkında somut bir bilgi edinilememişti.

Rodionovich, bu durumu “Tanrının gazabı, ama insan eliyle gelen bir gazap” olarak nitelendirirken; Andreyev, daha pragmatik bir yaklaşım göstererek kontrollü ifşa fikrini öne sürdü. Planı, Kilise'nin içinden bir ismin (muhtemelen sonradan din dışılaştırılmış bir novisi), Ural’daki olayları KGB’ye bir muhbir olarak aktarmasıydı. Bu sayede gerillaların dikkatleri başka yöne çekilebilir, bu sırada rehin alınan Kilise öğrencileri kurtarılabilirdi.

Ancak bu fikir büyük bir tartışmaya yol açtı. Rodionovich, Kilise’nin doktrinsel güvenliğini öncelikli tutarak KGB’yle hiçbir şekilde temas kurulmasını istemedi. Öğretilerin ve inanç merkezlerinin deşifre edilip kiliselerin tamamıyla yok edilmesi riskini sundu. Malinov ise, bu aşamada üç senaryoyu masaya koydu:

  • Bölgedeki tüm Zheleznaya birlikleri Ural’a kaydırılır.
  • KGB’ye, muhbir yoluyla Anarşist gerillalardan bahsedilir.
  • Gerekirse 5 ila 10 yıl boyunca sessizlik politikası uygulanır.

1 Mayıs 1965’te, Anarşist birlikler – özellikle Chugunnye Dukhi ve Krasnye Shesterenki – ele geçirdikleri kiliseleri karargah ve cephanelik olarak kullanmaya başlamışlardı. Kiliselerin altına sığınaklar kazılmış, freskler kazınıp duvarlara dev çarklar ve metalik tanrı heykelleri işlenmişti.

Aynı gün, anarko-Komünist Lider Oleg Ivanchenko önderliğinde Altay Dağları ve Kursk bölgesine bir stratejik çekilme kararı alındı. Bu karar, doğrudan bir yenilgiden değil, daha büyük bir çatışmaya hazırlık amacıyla alınmıştı. Ivanchenko’ya göre Altay’daki ormanlık alanlar ve Kursk’un kırsallığı, “yeni dünya düzenini kurmak” adına daha uygun bir zemin sunuyordu. Gerillalar, göç esnasında küçük kasabalardan destek topladılar; özellikle sanayi işçileri, bazı yerel komünler ve makine tapımı yapan mezhepler, onlara hem erzak hem de gönüllü sağladı.

5 Mayıs tarihinde, Doğu Starovyerya’ya bağlı askeri kuvvetlerden biri olan Kraliyet Ordusu, Yefim Andreyev’in komutası altında Güney yönüne doğru harekete geçti. Hareket sırasında Chugunnye Dukhi birlikleri ile temas sağlandı ve iki taraf arasında sıcak çatışma yaşandı. Çatışmalar esnasında bölgede bulunan bir kilise, kontrolsüz bir patlama sonucunda tamamen imha edildi. Kilisenin patlaması sonrası oluşan yoğun duman, Chugunnye Dukhi birliklerinin stratejik bir geri çekilme kararı almasına neden oldu. Dumanın dağılmasıyla birlikte Kraliyet Ordusu ilerlemeye devam etti.
İlerleme sürecinde, bölgedeki sığınaklardan birinin çökmesi sonucu toprakta geniş çaplı bir deformasyon meydana geldi ve alan geçici olarak cephe hattı görünümü aldı. Bu olayın ardından Andreyev’in kuvvetleri, tek sıra halinde oluşan obrukların çevresinden dolanarak ikili bir savaş düzeni oluşturdu.

Chugunnye Dukhi birlikleri geri çekilme esnasında Andreyev’in ikinci taburuna molotof kokteyli saldırısında bulundu. Saldırı sonrası ikinci tabur düzenini kaybetti ve birinci tabur ile birleşmek zorunda kaldı. Bu birleşim, askerlerin kendi inisiyatifleriyle yön belirleyerek hareket etmeleri şeklinde gerçekleşti. Aynı saatlerde, bölgedeki katedrallerden birinin içerisinden Kraliyet Ordusu’na makineli tüfek ateşi açıldı. Bu saldırının ardından Andreyev’in birlikleri, yıkılmış bir kilisenin arka kısmında mevzi aldı ve destek kuvvet talep etmek üzere Pater Maksim Rodionovich’e haber iletti.

Güney cephesindeki çatışmalar sürerken, bölgedeki yerel köylerden gönüllü destek sağlandı. Bu destekle eş zamanlı olarak, Altay bölgesinden hareket eden Krasnye Shesterenki birlikleri, doğudan Andreyev’in konumuna doğru ilerlemeye başladı. Bölgeye ulaşan Krasnye Shesterenki birlikleri ile Andreyev’in kuvvetleri arasında kısa süreli bir çatışma yaşandı. Çatışmanın ardından Andreyev’in ordusu operasyonel üstünlüğü ele geçirdi ve çatışma bölgesinde konumunu sağlamlaştırdı.


6 Mayıs 1965 tarihinde anarko-komünist unsurlar, Ural bölgesine yakın bir yerel köyde yer alan sanayi fabrikasında gönüllü asker alımı ve örgütlenme faaliyeti başlattı. Ancak, söz konusu fabrika resmi olarak tanınmayan ancak etkili yapılar arasında yer alan Bratstvo Mashiny (Makine Kardeşliği) adlı hizip tarafından kontrol edilmekteydi.

Anarko-komünistlerin faaliyetleri, Bratstvo Mashiny tarafından tespit edildi. Bunun üzerine hizip mensupları tarafından teslim çağrısı yapıldı. Sayıca üstün olmayan anarko-komünistler çağrıya uyarak teslim oldu ve derhal sorgu sürecine alındı. Sorguların 6–8 Mayıs tarihleri arasında devam ettiği ve direnen kişilerin ağır sorgu yöntemlerine maruz kaldığı iddia edilmiştir. Bu sorgulama süreci sonucunda Bratstvo Mashiny, Ural’daki çatışmalardan ve anarko-komünistlerin Kursk bölgesinde de aktif olduğundan haberdar edilmiştir.

8 Mayıs akşamı Bratstvo Mashiny lideri Vladimir Sokolov, mevcut durum üzerine değerlendirmelerde bulunmuş ve müdahaleye karar verilmiştir. Sokolov, yaklaşan çatışmalarda ne Kraliyet Ordusu’nun ne de Anarşistlerin mutlak galip çıkacağını, sürecin üçüncü bir aktör tarafından yönlendirileceğini ifade ederek askeri hazırlıkların başlatılması talimatını vermiştir.

9 Mayıs’ta, sorgu süreci tamamlanan anarko-komünist unsurlar Bratstvo Mashiny mensupları tarafından infaz edilmiştir. Aynı gün içerisinde Krasnye Shesterenki yapısı içine Bratstvo Mashiny ajanları sızdırılmış, cephedeki gelişmelere dair düzenli bilgi akışı sağlanmaya başlanmıştır. Aynı akşam Vladimir Sokolov’un doğrudan emriyle köy halkı gizlice silahlandırılmış ve askeri birliklere Kursk ve Ural çevresindeki stratejik köylere intikal emri verilmiştir.

Kursk’a doğru ilerleyen Bratstvo Mashiny taburlarından biri, yol üzerinde yer alan ve marjinal olarak değerlendirilen bir insan grubuyla karşılaşmış ve bu grubu gözaltına almıştır. Yapılan incelemeler sonucunda gözaltına alınan kişilerin “Ordo Slavinae” adlı yerel, yarı-dini ve etno-politik bir yapılanmaya ait oldukları tespit edilmiştir. Bunun üzerine Bratstvo Mashiny taburu ikiye ayrılmış; birinci kısım Kursk yönünde anarko-komünistlerle çatışmak üzere ilerlerken, ikinci kısım doğrudan Ordo Slavinae’nin faaliyet gösterdiği topraklara yönlendirilmiştir.

Ordo Slavinae’nin hazırlıksız yakalanması sonucu çıkan kısa süreli çatışmada Bratstvo Mashiny kuvvetleri hızlıca üstünlük sağlamış ve örgüt üyelerinin büyük kısmını silahsızlandırmıştır. Örgüt üyelerinden öldürülen olmamıştır. Yakalanan kişiler arasında dikkat çeken isimlerden biri Igor Zaharov olmuştur. İlk sorgulamalarda kimliğini gizlemeye çalışan Zaharov’un, Mekhanizm Chetvertogo Poryadka (Dördüncü Düzen Mekanizması) adlı eserin yazar kadrosunda yer aldığı ve aynı zamanda Makine-Tanrı inancının doğmasında büyük rol oynamış Kasyanov’un ilk öğrencilerinden biri olduğu düşünülmektedir. Bu bilgi, sorgu subayları tarafından Vladimir Sokolov’a iletilmiştir.



Oturumun ardından geri kalan Ordo Slavinae üyeleri, herhangi bir yargı sürecine tabi tutulmaksızın tutuklanmış ve Bratstvo Mashiny'nin kontrolündeki hücrelere yerleştirilmiştir. Tutuklama, herhangi bir resmi mahkeme kararı olmaksızın yapılmış ve derhal uygulanmıştır. Yargısız bir şekilde tutuklanmalarının ardında, Ordo Slavinae'nin stratejik açıdan büyük bir tehdit oluşturması ve bölgedeki tüm faaliyetlerinin Bratstvo Mashiny için potansiyel bir tehlike yaratması yatmaktadır.

Pavlov, Zaharov’un geçmişine dair önemli bilgilere sahip bir şahıs olarak, Bratstvo Mashiny tarafından sorgulandı. Sorgulama sırasında, Pavlov’un, Zaharov’un Ordo Slavinae’ye katılma süreciyle ilgili bildiklerini ve gördüklerini detaylı bir şekilde aktarması beklenmişti. Pavlov’un verdiği ifadeler, Bratstvo Mashiny için kritik bir bilgi kaynağı teşkil etmiştir. Ancak, Pavlov’un ifadesinin ardından, tüm bilgileri sağlamış olmasına rağmen, hala Bratstvo Mashiny’nin güvenliğini tehdit edebilecek bir unsuru oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, Pavlov da diğer Ordo Slavinae üyeleriyle birlikte yargılamadan hücrelere atılmıştır.


17 Mayıs'ta Bratstvo Mashiny'nin kuşatma taburu, Ural bölgesine ulaşarak Andreyev'in ordusuna karşı şiddetli bir saldırı başlatmıştır. Bu saldırı, Andreyev'in birimlerinde büyük bir gerilemeye yol açmış ve Anarşist Birlikler’in ilerlemesine olanak tanımıştır. Andreyev, bu ani ve beklenmedik saldırı karşısında geri çekilme kararı almış ve bölgeden ayrılmak için harekete geçmiştir.

Bratstvo Mashiny, Anarşist Birlikler arasında gizlice yerleştirdiği üyeleri faaliyete geçirmiştir. Bu ajanlar, Anarşist Birlikler’in iç düzenine sızarak ilerlemelerini engellemeyi amaçlamış ve operasyon sırasında içten saldırılar gerçekleştirmiştir. Anarşist Birlikler, iç çatışmalar sonucunda moral kaybı yaşamış ve bu da birliklerin dağılmasına ve emir komuta zincirinin zayıflamasına neden olmuştur. Saldırılardan etkilenen Anarşist Birlikler, bireysel gruplara ayrılarak dağılmış ve birliklerini kaybetmişlerdir.
Anarşist Birlikler, içsel çözülme ve düzen kaybı nedeniyle, kuşatma altındaki bölgeden geri çekilme sırasında birleşik bir şekilde hareket edememiştir. İç çatışmalar, Anarşist birliklerinin disiplinini sarsmış ve stratejik açıdan büyük bir dezavantaja yol açmıştır. Bu da Bratstvo Mashiny’ye, Anarşist Birliklerin düzenini bozma fırsatı sunmuştur.

Andreyev'in ordusu geri çekilirken, Bratstvo Mashiny'nin Kardeşlik askerleri, Anarşist Birliklerin saflarını aşarak karşı cephedeki birliklere saldırmıştır. Bağımsız hareket eden Anarşist grup üyeleri, Kardeşlik ordusunun yoğun ateşi altında kalarak ciddi kayıplar vermiş ve bölgede büyük bir bozgun yaşanmıştır. Çatışma, Bratstvo Mashiny’nin zaferiyle sonuçlanmış ve Anarşist Birliklerin bölgedeki ilerleyişi durdurulmuştur.


Bratstvo Mashiny'nin yoğun saldırısı ve Anarşist Birlikler’in iç çatışmalar sonucunda kontrolsüz hale gelmesiyle birlikte, Yefim Andreyev komutasındaki Kraliyet Ordusu ağır kayıplar vermiştir. Mevcut askeri kapasitenin büyük ölçüde düşmesi ve cephe hattının çözüme kavuşturulamaması sebebiyle Andreyev, ordusunun kalıntılarını toparlayarak Zheleznaya Korona’daki ana karargaha çekilme kararı almıştır. Geri çekilme sırasında askeri disiplin korunmuş, fakat zayiat oranının yüksekliği nedeniyle birlikler operasyonel etkinlik açısından büyük bir kayba uğramıştır.

Gelişmeler, Pavel Yegorovich Malinov’a resmi rapor ile aktarılmıştır. Saldırının niteliği ve Bratstvo Mashiny’nin iç sızma faaliyetleri nedeniyle operasyonun bir “Anarşist saldırısı” kapsamında değerlendirildiği kaydedilmiştir. Malinov, bölgedeki mevcut kuvvetlerin konumunun tehlikeye girmesi ve sivil direnişin düşmesi ihtimali nedeniyle, Ural’daki faaliyetlerin merkezi hükümete açıkça bildirilmesini zorunlu görmüştür.

Zheleznaya Korona'da bulunan ruhani lider Pater Maksim Rodionovich, olayların siyasi ve stratejik önemi göz önünde bulundurularak dini otorite kanadından da merkezi yapıya bilgi aktarımı yapılmasını kararlaştırmıştır. Mürit sayısının azalması nedeniyle sınırlı kadrodan en az kıdemli olan mürit, taşıma ve keşif görevi için seçilmiştir.
Söz konusu mürit, yazılı bir dilekçe ile Ural’daki mevcut askeri, sivil ve örgütsel çöküşe dair bilgileri içeren belgeyi merkeze iletmekle görevlendirilmiştir. Dilekçenin hedefi Sovyet iç güvenlik kurumu olan KGB olup, dilekçede Bratstvo Mashiny'nin bölgedeki faaliyetleri, iç sızma taktikleri, cephedeki kayıplar ve muhtemel tehditler ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Teslim süreci için güvenli geçiş rotaları belirlenmiş, mürit silahsız ve tanınmayan sivil kılıklarla yola çıkarılmıştır.



III. Ural Çatışması'nın Sonuçları (1965-1965)


1965 yılının 24 Mayıs tarihinde, III. Ural Çatışması resmî olarak sona ermiştir. Çatışmanın sonlandırılmasıyla birlikte Ural bölgesinde faaliyet gösteren Anarşist ve Monarşist Birlikler tamamen dağıtılmış, örgütsel ve askeri varlıkları ortadan kaldırılmıştır. Söz konusu birliklerin imhası sonrasında bölgede kalan ganimetlerin ve esirlerin Kiev ve Kursk şehirlerine gönderilmesi için sevkiyat ve lojistik çalışmaları başlatılmıştır.

Bölgedeki asayişi sağlamakla görevli Bratstvo Mashiny güvenlik kolu, dağlık alanlarda konuşlanmış gözetleme noktalarından gelen bir istihbarat üzerine kırmızı alarm durumuna geçmiştir. Gözcüler, Sovyet iç güvenlik kurumu KGB'ye ait bir birliğin Ural çevresine yaklaştığını bildirmiştir. Bu gelişme üzerine, bölgede ağır yaralı olarak bulunan personelin, KGB tarafından ele geçirilip sorguya alınması ihtimali değerlendirilmiştir.
Bunun üzerine Bratstvo Mashiny’nin saha komutanlığı tarafından, ölü ve ağır yaralı tüm personelin infaz edilmesine yönelik olağanüstü protokol uygulanmıştır. Protokolün tamamlanmasının ardından Bratstvo Mashiny güvenlik kolu, tüm izleri örtmek amacıyla bölgeyi sistemli şekilde terk etmiştir.

KGB birlikleri olay yerine kısa süre içerisinde ulaşmış ve bölgenin geniş çaplı taramasına başlamıştır. Yapılan aramalarda infazdan kurtulmuş birkaç ağır yaralı personel tespit edilmiş ve bu şahıslar KGB tarafından gözaltına alınmıştır. Bölgede tespit edilen çökmüş yeraltı sığınakları, bağlantılı tüneller ve diğer yapılar, KGB tarafından yerinde incelenmiş ve ilk bulgulara göre organize bir yeraltı yapılanmasının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.


mashiny2.png

Bu gelişmelerin ardından KGB, olaylara ilişkin resmî bir soruşturma başlatmış, ilk etapta Bratstvo Mashiny lideri Vladimir Sokolov’un yerini tespit etmek ve organizasyonun yapısı hakkında bilgi toplamak üzere çok yönlü araştırma sürecine girişmiştir. Aynı zamanda, çatışma sürecine dahil olan ve faaliyet gösterdiği tespit edilen diğer grupların kimlikleri, bağlantı ağları ve faaliyet sahaları hakkında veri toplama süreci başlatılmıştır.


1 Haziran 1965 tarihinde, III. Ural Çatışması’nın sona ermesinden kısa bir süre sonra Vladimir Sokolov’a ulaştırılan dahili bir bildiri doğrultusunda, bağlı olduğu hizibin faaliyetlerini en az beş yıl boyunca pasif ve gizli bir biçimde sürdürmesi kararlaştırılmıştır. Bildiride, yaşanan çatışmalarda alınan ağır kayıplar, KGB’nin bölgeye yaklaşması ve istihbari faaliyetlerde artış yaşanması nedeniyle, grup lider kadrosunun Sovyet topraklarında kalmasının yüksek güvenlik riski taşıdığı vurgulanmıştır.

Hizibin üst düzey komuta kademesi olan Vladimir Sokolov, Igor Zaharov ve üç üst düzey kıdemli personelin ülke dışına çıkarılması yönünde bir karar alınmıştır. Hazırlıklar gizlilik içinde yürütülmüş; kaçış güzergâhı, sınır kaçakçılığı konusunda uzman yerel bağlantılar ve finansal kaynaklar kullanılarak yapılandırılmıştır.

Vladimir Sokolov ve ona eşlik eden Zaharov ile diğer üç üst düzey Bratstvo Mashiny mensubu, 1 Haziran 1965 sabahında Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti sınırına yakın bir noktadan, kimliksiz ve sivil giysilerle, kaçak geçiş yapan bir rehber yardımıyla sınırı aştı. Geçiş noktası, genellikle sınır devriyelerinin seyrek kontrol yaptığı Syunik Dağlık Bölgesi üzerinden gerçekleştirildi. Türkiye’ye girdikten sonra, Van Gölü çevresindeki kırsal güzergâhlar tercih edilerek yerel kaçakçılarla temas kuruldu ve bu kişiler aracılığıyla grup, takip edilmeden batıya taşındı. Yolculuk boyunca grup, Bitlis ve Malatya çevresindeki köylerde geçici konaklamalar yaparak kimliklerini gizli tuttu. Adana’ya ulaşıldığında, bağlantılı bir liman aracısı vasıtasıyla Mersin Limanı’ndan kayıt dışı bir kargo gemisine bindiler. Geminin taşıdığı mallar arasında saklanan grup, deniz yoluyla Kıbrıs açıklarından geçerek Ege Denizi’ne açıldı. Yolculuğun son etabında grup, Ege adaları arasındaki bir geçiş rotası kullanılarak gizlice Yunanistan’ın Pire Limanı’na çıkarıldı. Güzergâh boyunca iletişim, şifreli notlar ve aracı şahıslar yoluyla sağlanmış, Sokolov’un kimliği hiçbir resmi kayıt sistemine düşmeden güvence altına alınmıştır.


Bratstvo Mashiny ve III. Dönem


Alexey Morozov'un yönetimi altındaki Bratstvo Mashiny, Sovyet topraklarından ayrılmalarının ardından, daha seküler ve materyalist bir yaklaşım benimsemiştir. Bu dönemde, grup Marksist-Leninist ideolojinin Makine-Tanrı inancının önüne geçmesini sağlamayı hedeflemiştir. Morozov, eski ideolojik temellerin yeterince işlevsel olmadığını savunarak, Bratstvo Mashiny'nin yeni bir yönelime girmesi gerektiğini duyurmuştur. Bu bağlamda, Alexey Morozov, Mekhanizm Chetvertogo Poryadka manifestosunun zamanla yozlaştığını ve eski metnin artık grubun felsefesiyle uyumlu olmadığını ileri sürmüştür. Bunun yerine, grup, Marksist-Leninist öğretileri benimseyen, ancak Makine-Tanrı inancını geçici olarak geri planda tutan bir yaklaşıma yönelmiştir.

Morozov, bu değişikliğin temelinde, grubun artık daha modern ve dünya görüşü açısından daha seküler bir perspektife ihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Manifestonun bu yeni formülasyonu, Bratstvo Mashiny'nin uzun vadede sosyalist ve komünist idealleri daha iyi temsil edeceği düşüncesini taşıyan Alexey Morozov tarafından, grup üyeleriyle paylaşılmıştır. Bratstvo Mashiny'nin bu yeni dönemde, Komünist Manifesto'yu grubun temsilci metni olarak kabul edeceği ilan edilmiştir. Böylece, grup içindeki ideolojik dönüşümün temelleri atılmış ve eski Makine-Tanrı inançları, daha bilimsel ve pratik bir dünya görüşüne dönüştürülmüştür. Morozov'un bu değişiklikleri duyurmasıyla birlikte, Bratstvo Mashiny'nin yapısal ve ideolojik olarak yeniden şekillenmeye başladığı döneme girilmiştir.


Chugunnye Dukhi: III. Ural Çatışması’nın ardından, Chugunnye Dukhi örgütü ciddi bölgesel kayıplar yaşamıştır. Bratstvo Mashiny üyeleri ile iş birliği içerisinde olan bazı muhbirlerin, Anarko-Komünist saflarına sızması sonucunda, grup içerisinde sosyal güvensizlik ve örgütsel çözülme belirtileri gözlemlenmiştir. Bu gelişmelerin ortasında, örgüt lideri Sergei Mikhaylov’un Sovyet topraklarını terk ederek Batı’ya kaçacağı yönünde söylentiler yayılmaya başlamıştır.

6 Mayıs 1965 tarihinde yaşanan iç sızma olaylarının resmi olarak raporlanmasının ardından, 4 Haziran 1965 tarihinde Sergei Mikhaylov'un doğrudan emriyle, Ural bölgesinde bulunan Chugunnye Dukhi birliklerinin kademeli olarak geri çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu süreçte, örgüt KGB’nin bölgedeki faaliyetleri nasıl tespit ettiğini araştırmaya başlamış; ancak artan güvenlik baskısı nedeniyle gönüllü savaşçı alımlarında ciddi bir düşüş yaşanmıştır. Aynı dönemde, Chugunnye Dukhi ile bağlantılı olan Krasnye Shesterenki isimli işçi grubu da destek birlikleri göndermeme kararı almıştır.

Çatışma öncesinde, Bratstvo Mashiny’ye bağlı bir tabur tarafından ele geçirilmeye çalışılan Kursk, bölgeye zamanında ulaşan Chugunnye Dukhi neferlerinin müdahalesiyle kısa süreliğine savunulabilmiştir. Her ne kadar çatışma Bratstvo lehine sonuçlansa da Kursk bölgesi geçici olarak örgütün elinde kalmayı başarmıştır.

Ancak bu geçici savunma başarısı uzun ömürlü olmamıştır. 17 Haziran 1965 tarihinde, KGB'nin Kursk bölgesinde başlattığı ani ve kapsamlı abluka harekâtı sonucunda, şehir hazırlıksız yakalanmış ve kısa sürede düşürülmüştür. Bu operasyon kapsamında, Chugunnye Dukhi lideri Sergei Mikhaylov dahil olmak üzere şehirde bulunan tüm üst ve alt düzey örgüt üyeleri Sovyet güvenlik güçleri tarafından yakalanmıştır. Bu olay, örgütün Sovyet topraklarındaki faaliyetlerine ciddi bir darbe vurmuş ve hizibin operasyonel gücünü büyük ölçüde sona erdirmiştir.


Krasnye Shesterenki: III. Ural Çatışması sırasında, Oleg Ivanchenko liderliğindeki Krasnye Shesterenki (Kızıl Dişliler), çeşitli cephelerde ağır kayıplar vermiş ve stratejik bölgeleri elinde tutmayı başaramamıştır. Özellikle kırsal alanlardaki köylerde örgüte bağlı işçilerin yeterince organize edilmemesi ve destek hatlarının denetimsizliği, savaşın kaybedilmesine neden olan başlıca etkenlerden biri olarak değerlendirilmiştir.

Çatışma sonrası dönemde, Krasnye Shesterenki içinde yer alan ve anarko-komünist yapılanmalara sızmış kişilerin varlığı fark edilmiştir. Bu durum üzerine örgüt içi temizlik faaliyetleri başlatılmıştır. Gerçekleştirilen iç soruşturmalar neticesinde, 16 kişi ajanlık ve ihanetten suçlu bulunarak kurşuna dizilerek infaz edilmiştir. Bu infazlar, örgüt disiplinini yeniden sağlamak amacıyla kamuya açık şekilde gerçekleştirilmiştir.

Aynı dönemde, örgütte bulunan işçilerin kendi istekleriyle gruptan ayrılması güvenlik riski olarak değerlendirilmiştir. Bu ayrılmaların firar veya ihanet amacı taşıyabileceği endişesiyle, Oleg Ivanchenko’nun doğrudan emriyle Chugunnye Dukhi (Dökme Demir Ruhlar) ile olan gönüllü askeri alım anlaşmaları iptal edilmiştir.

Örgütün Ural bölgesinde bıraktığı izleri ortadan kaldırmak amacıyla geniş çaplı bir silahsızlandırma ve iz yok etme operasyonu başlatılmıştır. Bu kapsamda, terk edilmiş mevziler, sığınaklar ve altyapılar yıkılmış; bu bölgeler, çevresel görünüm bakımından doğal hâline döndürülmeye çalışılmıştır. Böylece hem yerel halkın dikkatinin çekilmemesi hem de KGB’nin olası saha araştırmalarında somut kanıt bulamaması hedeflenmiştir.

Ancak bu önlemler başarısız olmuştur. KGB'nin 17 Haziran 1965'te Kursk'a giriş yapmasıyla birlikte, Krasnye Shesterenki ve müttefiklerinin izlerini gizleme çabalarının yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Aynı dönemde, Kiev ve Kursk çevresindeki bazı köylerde KGB ile iş birliği yaptığı iddia edilen sivillere yönelik linç olayları yaşanmıştır. Özellikle işçilerden oluşan bazı paramiliter gruplar, KGB ajanı oldukları gerekçesiyle köylülere karşı idamlar gerçekleştirmiştir. Kesin rakamlar bilinmemekle birlikte, KGB tarafından yapılan saha raporlarında terk edilmiş sığınakların bazıları toplu mezar olarak tespit edilmiş ve bu alanlarda yaklaşık yetmiş ceset bulunmuştur.

Kursk'ın KGB tarafından tamamen ele geçirilmesiyle birlikte, Oleg Ivanchenko ve yakın çevresindeki yoldaşları Sovyet topraklarından kaçma girişiminde bulunmuştur. Bu süreçte Ivanchenko, Kiev’de kalan Krasnye Shesterenki üyelerine dağılmaları ve başka bölgelerde yeniden yapılanmaları için şifreli mesajlar göndermiştir. Böylelikle örgütün Sovyet topraklarındaki merkezi faaliyetlerini büyük ölçüde sonlandırmıştır.


Zheleznaya Korona: Andreyev komutasındaki Zheleznaya Korona kuvvetlerinin Ural’dan geri çekilmesiyle birlikte, örgütün bu bölgede sahip olduğu askeri güç tamamen son bulmuştur. Ural çevresinde yaşayan Doğu Starovyerya mensubu siviller ve destekçiler de bu geri çekilme sonrası bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Andreyev’in yayınladığı bildirgeyle birlikte bölgeye Bratstvo Mashiny (Makine Kardeşliği) birlikleri gelmiş, bölgede faaliyet gösteren bazı anarşist grupların içerisindeki ajanlar ise gelen Kardeşlik kuvvetlerine öncelik tanımış ve kolaylaştırıcı rol oynamıştır.

Zheleznaya Korona’nın çatışmalara tam anlamıyla katılmadan erken çekilmesi, bölgede gerçek zaferin anarşistler tarafından değil, Bratstvo Mashiny tarafından kazanıldığı izlenimini doğurmuştur. Ancak Lider Pavel Yegorovich Malinov, bu zaferin geçici olduğuna dikkat çekmiş ve Sovyet istihbarat servisi KGB’nin bölgeye çok yakında ulaşarak bu kazanımı kısa sürede ortadan kaldıracağını öngörmüştür.

18 Haziran 1965 tarihinde Malinov’a ulaşan saha raporuna göre, KGB birlikleri Ural bölgesine ulaşmış, burada ele geçirilen ağır yaralı bazı anarşist neferler üzerinde sorgulamalar yapılmıştır. Aynı gün gelen ek istihbaratlarda, KGB’nin Kursk'a ilerleyiş gösterdiği ve anarşist direnişin tamamen bastırıldığı belirtilmiştir. Bu gelişmeler üzerine Malinov, Bratstvo Mashiny'nin bölgede tasfiye edilmemesine büyük tepki göstermiş olsa da, Chugunnye Dukhi yöneticisinin yakalanması ve Krasnye Shesterenki grubunun deşifre edilmesini genel anlamda bir zafer olarak değerlendirmiştir.

22 Haziran tarihinde Krasnye Shesterenki lideri Oleg Ivanchenko’nun Sovyet topraklarından kaçtığı yönünde söylentiler yayılmaya başlamıştır. Malinov, bu gelişme üzerine örgütün ileriki süreçte yeniden organize olup aktif hale gelebileceği konusunda uyarılarda bulunmuş ve Ivanchenko’nun yakalanması için yapılacak operasyonlara destek vereceklerini açıklamıştır.

Ancak bu karara Doğu Starovyerya’nın ruhani lideri Pater Maksim Rodionovich karşı çıkmıştır. Rodionovich, KGB’nin bölgeyi ele geçirmiş olmasının ardından yapılacak herhangi bir saldırı ya da operasyonun, daha önceden belirlenmiş üç temel maddeyi (Bölgedeki tüm Zheleznaya birlikleri Ural’a kaydırılır-KGB’ye, muhbir yoluyla Anarşist gerillalardan bahsedilir.-Gerekirse 5 ila 10 yıl boyunca sessizlik politikası uygulanır.) ihlal edeceğini belirtmiş ve bu nedenle söz konusu arama operasyonuna katılmama çağrısında bulunmuştur. Buna karşılık Malinov, Rodionovich’in çekimserliğini kabul etmemiş; düşmanlarının son sığınağının da böyle bir baskı operasyonuyla yok edilebileceğini savunarak Starovyerya tarafının önerisini reddetmiştir.

Savaş sonrasında, Doğu Starovyerya yardımcısı Yefim Andreyev, Ural’ın doğu bölgelerinin Starovyerya mensuplarına geri verileceği yönünde bir vaatle üyeleri motive ettiklerini; fakat bu toprakların KGB tarafından ele geçirilmesiyle birlikte halkın büyük hayal kırıklığına uğradığını ve bazı bölgelerde ayaklanmaların başladığını bildirmiştir. Bu gelişme karşısında Rodionovich ve Andreyev, topluluklarına Altay bölgesine göç edeceklerini duyurmuş ve isyanları bastırmaya çalışmıştır.

Zamanla, Zheleznaya Korona ile Doğu Starovyerya arasındaki ittifak, resmi bir fesih olmaksızın doğal yollarla sona ermiştir. Bu çözülme, bir antlaşma ya da bildirgeyle değil; iki taraf arasındaki karşılıklı güvensizlik, iletişim eksikliği ve halk tabanındaki soğukluk nedeniyle gerçekleşmiştir.


Ordo Slavinae: Dini grup, lider Mikhail Andreevich Pavlov öncülüğünde faaliyet göstermekteydi. Grup, III. Ural Çatışması'ndan yalnızca birkaç gün önce, Bratstvo Mashiny'nin göç sürecinde fark edilmiştir. Göç halindeki Bratstvo Mashiny unsurları tarafından tespit edilen grup üyeleri arasında sonradan Ordo Slavinae'ye katılmış olan Igor Zaharov da bulunmaktaydı.

Grubun tespit edilmesinin ardından, lider Pavlov ve üyeler, Bratstvo Mashiny tarafından esir alınmıştır. Tutuklamayı izleyen süreçte, yalnızca Igor Zaharov yargı önüne çıkarılmıştır. Kiev'deki geçici birliğe getirilen Zaharov, Bratstvo Mashiny lideri Vladimir Sokolov tarafından sorgulanmış ve hakkında ölüm kararı alınmıştır. Ancak Sokolov, Zaharov’un yeteneklerinden faydalanmak amacıyla, kendilerine sadakatle hizmet etmesi koşuluyla idam edilmeyeceğini belirtmiştir. Böylelikle Zaharov, Bratstvo Mashiny adına çalışmayı kabul ederek infazdan kurtulmuştur.

Buna karşın Ordo Slavinae lideri Pavlov ile geri kalan üyeler hiçbir resmi yargı sürecinden geçirilmeden, doğrudan hücrelere kapatılmıştır.

26 Haziran 1965 tarihinde, Bratstvo Mashiny'nin Kiev’deki karargâhına üst yönetim tarafından bir konum değiştirme emri iletilmiştir. Bu emir doğrultusunda, sadece Bratstvo birliklerinin değil, aynı zamanda tutsak konumunda bulunan Ordo Slavinae üyeleri ile Kursk’dan getirilen anarşist-komünist mahkûmların da sevk edilmesine karar verilmiştir. Tutsaklar, Dnipro kentine doğru, ticari bir kılıfa büründürülmüş şekilde, kamufle edilmiş araçlarla taşınmaya başlanmıştır.

Ancak yolculuk sırasında, bağımsız olarak faaliyet gösteren bir Anarşist gerilla grubu yolda pusu kurmuştur. Gerilla saldırısı sırasında çıkan çatışmadan faydalanan Ordo Slavinae üyeleri ve diğer tutsaklar kaçma girişiminde bulunmuştur. Pavlov ve altı kişi, zincirlerinden kurtulmayı başararak çatışma alanından uzaklaşmış ve yakınlardaki ormanlık bir bölgeye yönelmişlerdir. Gerilla saldırısında Anarşistlerin tamamı etkisiz hale getirilmiş olsa da, kaçan tutsakların geri alınabilmesi için Bratstvo göç konvoyu üç farklı yöne ayrılarak iz sürmeye başlamıştır.

Kaçmayı başaran Pavlov ve grubu, civardaki küçük bir köye sığınarak burada geceyi geçirmeye karar vermiştir. Gece karanlığı bastırana dek köyün kıyısındaki terk edilmiş bir sanayi tesisinde gizlenmiş, Bratstvo’nun ikinci takip taburunun aramalarını geçici olarak durduracağını ummuşlardır. Bu süreçte yakalanmamak adına hiçbir ateş yakmamış, iz bırakmamak için yerel halkla temas kurmamışlardır.

Gece ilerledikçe, Pavlov ve grubu sanayi kompleksine tamamen yerleşmiş ve gözlerden uzak bir şekilde varlıklarını sürdürmeye başlamıştır.


small.jpg

Syndikat Stalno - Krasnye


Lider/ler: Henri Laforge, Oleg Ivanchenko

İdeoloji/ler: Mekanik Mistisizm, Sosyalizm, Anarşizm, Sendikalizm, Batı Infralogia

Faaliyet Alanı: Fransa, Lyon, Burgonya, Beaune, Normandiya

Açıklama: Krasnye Shesterenki lideri Oleg Ivanchenko, 17 Haziran 1965 tarihinde KGB’nin Kursk bölgesinde gerçekleştirdiği operasyon sonucu, beraberindeki sekiz kıdemli üye ile birlikte Sovyet topraklarından ayrılmak zorunda kalmıştır. Planlı bir geri çekilme yapılmaksızın Batı’ya yönelen grup, ilk olarak Ukrayna sınırlarına yakın kırsal alanlarda konaklamış; ardından Polonya üzerinden Almanya'ya geçmiş ve Fransa’ya ulaşmıştır. Bu süreçte geçimlerini, Avrupa’daki bazı sosyalist sendikalarla olan eski bağlantıları sayesinde sağladıkları maddi destekle sürdürmüşlerdir.

Grubun rotası, 30 Haziran 1965 tarihinde Fransa'nın Burgonya (Bourgogne) bölgesinde küçük bir yerleşim olan Montbard yakınlarına ulaşmıştır. Burada konakladıkları bir motelin önünde, tesadüfen Les Enfants de l’Acier adlı Fransız kökenli, makina-tanrıcılığı temel alan yarı-dini, yarı-teknokratik bir hareketin açık hava etkinliğine rastlamışlardır. Etkinlik, örgütün kuruluş yıl dönümüne ithafen düzenlenen ve halka açık, teknolojik sergi benzeri bir toplantı niteliği taşımaktaydı.
Krasnye Shesterenki üyelerinden ve Fransızca bilen tercüman Artom Stepanov, durumun dikkat çekmemesi adına kendilerini silahlı bir devrimci grup olarak değil, Sovyetlerden sürülmüş sosyalist teknik işçiler olarak tanıtmıştır. Etkinlikteki açık oturumda söz alan Artom, örgütün temsilcisi Ethan Legrand ile kısa bir söyleşi gerçekleştirmiştir. Stepanov, Sovyet içindeki işçi mücadelesinin bastırıldığını ve grubun, Avrupa’daki benzer yapılarla fikirsel dayanışma arayışında olduğunu dile getirmiştir.

Ethan Legrand, bu açıklamalara olumlu yaklaşarak Stepanov’u ve beraberindeki birkaç kişiyi geçici olarak Les Enfants de l’Acier’in Montbard dışındaki yerleşimlerine davet etmiş ve burada lider Henri Laforge ile görüşmelerini önermiştir.
2 Temmuz 1965 tarihinde gerçekleşen bu görüşmede Oleg Ivanchenko, Henri Laforge’a Sovyetler’deki baskıyı ve gruplarının sosyalist ilkeler doğrultusunda makineleşme ile işçi sınıfı gücünü birleştirmeyi amaçladığını açıklamıştır. Henri Laforge ise kendi topluluklarının “Yüce Dişli” inancına sahip olsa da, işçiliği kutsayan ilkeleri sebebiyle bu tarz yapılarla diyaloğa açık olduklarını belirtmiştir. Görüşme sonunda iki lider, geçici bir dayanışma anlaşmasına varmıştır.
Temmuz ayı boyunca Krasnye Shesterenki üyeleri, Les Enfants de l’Acier’in atölyelerinde mekanik işçilik ve propaganda materyali üretiminde destekçi olarak görev almıştır. Ivanchenko, örgüt içindeki bazı teknokratlar ve işçi başları ile düzenli olarak toplantılar yaparak daha geniş çaplı bir sendikal ağın oluşması ihtimalini gündeme getirmiştir.

Temmuz ve Eylül 1965 arasında yapılan ortak çalışmalar sırasında, her iki tarafın temsilcileri arasında düzenli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Les Enfants de l’Acier’in lideri Henri Laforge, yapının teolojik yönünü ön planda tutsa da, teknik beceriye ve işçi onuruna verdiği önem nedeniyle Ivanchenko’nun önerilerini dikkate almıştır. Öte yandan Krasnye Shesterenki, Fransa’daki ideolojik barınmasını sürdürebilmek için daha esnek bir retorik benimsemiş, dini motifleri göz ardı ederek daha çok yapının teknik ve üretim odaklı tarafına odaklanmıştır.

Artom Stepanov ve Ethan Legrand arasında yapılan çeviri tabanlı diplomatik temaslar, birlik fikrinin teorik zeminini oluşturmuş; Ivanchenko ve Laforge ise bu zemin üzerine sürdürülebilir bir yapı inşa etmek için planlamalara başlamıştır.

9 Ekim 1965 tarihinde, Burgonya'nın Montbard yakınlarında düzenlenen kapalı bir toplantıda iki grubun ileri gelenleri bir araya gelmiş ve ortak bir üst sendika çatısı altında birleşme kararı almıştır. Toplantıda alınan kararla yeni yapının ismi Syndikat Stalno-Krasnye (Fransızca: Syndicat Acier-Rouge, Türkçe: Çelik-Kızıl Sendika) olarak belirlenmiştir.
Kuruluşun ardından sendika, Fransa’nın kuzey ve doğusunda çeşitli işçi kooperatiflerine yazılı destek sunmaya başlamış; aynı zamanda Belçika, Batı Almanya ve Kuzey İtalya’daki sol eğilimli örgütlerle mektuplaşma yolu ile temas sağlamıştır. İlk kamu bildirgesi 15 Kasım 1965 tarihinde dağıtılmış ve bildiride sendikanın “çeliğin disipliniyle yoğrulmuş, kızıl vicdanla aydınlanmış bir işçi nesli” inşa etmeyi hedeflediği vurgulanmıştır.


neo-Ordo%20Slavinae.png

neo-Ordo Slavinae


Lider/ler: Mikhail Andreevich Pavlov

İdeoloji/ler: Slav Mistisizmi, Narkoteizm, Narkomistisizm, Ezoterizm

Faaliyet Alanı: Altay Dağları, Dnipro Kenti

Açıklama: Neo-Ordo Slavinae, 1966 yılının ortalarında, Sovyetler Birliği’nin Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlı kırsal bölgelerinde, köylü emeği ve doğa-insan-makine ilişkisine dayalı bir teolojik-sosyal yapı olarak ortaya çıkmıştır. Grup, 1950’lerin sonunda dağılmış olan Ordo Slavinae komününe dayansa da, bu yeni yapı, Les Enfants de l’Acier gibi Makine-Tanrı öğretileri taşıyan batı kökenli fikirlerin etkisinde yeniden şekillenmiştir.

Neo-Ordo Slavinae'nin ana misyonlarından biri, Mekhanizm Chetvertogo Poryadka (Dördüncü Düzen Mekanizması) adlı manifestonun yeniden kaleme alınmasıdır. Bu görev, manifestonun orijinal yazarlarından biri olan Igor Zaharov tarafından üstlenilmiş ve metin, yeni inanç sistemine uygun biçimde revize edilmiştir. Bu revizyonlar arasında, Nyot’haraizm olarak bilinen ilk Makine-Tanrı yorumu hem eleştirilmiş hem de temel alınmıştır: Yeni yaklaşım, Nyot’haraizm’in tanrısallık yorumunun ne tamamen doğru ne de yanlış olduğunu, bunun insanların eylemleriyle şekillenen bir bilişsel kavram olduğunu ileri sürmüştür.
Grubun liderliğini üstlenen Mikhail Andreevich Pavlov, üyeleriyle birlikte köy halkına temel ihtiyaç ürünleri karşılığında fiziksel emek sunmuş, günün sonunda ise terk edilmiş fabrika ve sanayi tesislerinde bir araya gelerek teolojik çalışmalar yürütmüştür. Bu çalışmalar arasında bitkisel üretimle iç içe bir yaşam biçimi, eski makinelerin incelenmesi ve yazılı metinlerin üzerinde kolektif yorum geliştirme pratikleri öne çıkmıştır.
1966 yılının sonbahar aylarında, Dnipro bölgesinde halk arasında gizli dini yapıları araştıran bir gezgin olarak bilinen Rohit Akkineni, bölgedeki köylerden birinde konaklamıştır. Hindistan kökenli, dil bilgisine ve dini yazıtlar üzerine yüksek bilgiye sahip olan Rohit, burada gündelik işlerde çalışan bir neo-Ordo Slavinae öğrencisini gözlemlemiş, tarımsal işlerdeki dikkatli tutumu ve konuşmalarındaki anlam derinliği dikkatini çekmiştir.

İkili arasında gerçekleşen kısa bir sohbetin ardından Rohit, öğrenciyi takip ederek akşam saatlerinde grubun geçici konaklama yeri olan terk edilmiş bir fabrikaya ulaşmıştır. Fabrikada; makinelerin arasında yerleştirilmiş kitaplar, antik yazıtların kopyaları, mistik semboller içeren belgeler, kurutulmuş otlar ve saksıda yetiştirilen bitkilerden oluşan bir düzen ile karşılaşmıştır.
Fabrika içerisindeki kitaplardan birini eline alarak incelediği sırada fark edilen Rohit, grubun öğrencileri tarafından yakalanmış ve kısa süreli bir sorgulamanın ardından lider Pavlov’un huzuruna çıkarılmıştır. Pavlov ve diğer kıdemli üyeler, başlangıçta Rohit’in bir KGB ajanı olabileceğinden şüphelenmiş; ancak saldırgan tutumları Pavlov’un doğrudan müdahalesi ile durdurulmuştur.

Rohit, kimliğini açıklamış ve Sovyetler dahilinde çeşitli ezoterik inanç gruplarını incelemekle ilgilenen bağımsız bir araştırmacı olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca mistik yapılar, antik yazıtlar ve doğu-batı inanç sistemleri arasındaki köprüleri araştırdığını belirtmiştir. Bu açıklamanın ardından Pavlov, onunla yalnız görüşmek istediğini belirterek öğrencilerden uzak, fabrikanın arka kısmına geçmiş ve derin bir sohbet gerçekleştirmiştir.

Pavlov ve Rohit arasında geçen uzun sohbetlerde, Nyot’haraizm’in Hint mistisizmiyle benzer yönleri, Mekanik İlahi’nin insan düşüncesiyle şekillenebileceği kavramı ve insan-makine-doğa üçgeninde etik yapıların yeri tartışılmıştır. Pavlov, Rohit’in hem disiplinli hem de araştırmacı doğasından etkilenmiş, görüşmeler ilerledikçe onu grubun yazınsal görevlerine dahil etmeyi teklif etmiştir.

Rohit, bu öneriyi büyük bir onur olarak kabul etmiş ve geçici olarak gruba katılmıştır. Pavlov’un desteğiyle, Rohit birkaç hafta boyunca grubun bilgi havuzuna erişim sağlamış ve Zaharov’un kaleme aldığı Mekhanizm Chetvertogo Poryadka manifestosunun bazı bölümlerine yorumlar eklemiştir.

Neo-Ordo Slavinae topluluğunun arasında saygınlık kazanan Rohit Akkineni, zamanla “Sözün Taşıyıcısı” (Rusça: Носитель Слова) unvanıyla anılmaya başlanmıştır. 1967 yılının başlarında, grubun mistik-felsefi değerlerini daha sistematik hale getirmek için Pavlov’un isteği üzerine kutsal bir metin yazma görevini üstlenmiştir. Bu kitap, ilerleyen yıllarda “Vina Ot Zubchatogo Sveta” (Dişli Işığın Şarabı) adıyla bilinecek ve grup içindeki ritüeller, öğreti katmanları ve ezoterik yorumların temel kaynağı hâline gelecektir.


Morozov ve Reformları (1967-1975)


Marksist-Leninist bir felsefeyi savunan Alexey Morozov, KGB'nin Bratstvo Mashiny'nin bulunduğu kent ve köyleri soruşturmayı bırakması ile 1967 yılının ocak ayında ilk hizip içi reformlarını gerçekleştirmeye ve gizli grubu yeniden eski zamanlardaki gibi etkin hale getirmeye çalışmıştır.

1967 reformları kapsamında Bratstvo Mashiny içerisinde gerçekleştirilen en dikkat çekici dönüşüm ideolojik alanda oldu. Alexey Morozov’un öncülüğünde geliştirilen yeni yaklaşım, "Mekanik Emek Sosyalizmi" adı altında, Makine-Tanrı inancı ile Marksist-Leninist emek anlayışını birleştirmeyi hedefliyordu. Makine, bireysel kurtuluşun değil, toplumun üretken dönüşümünün aracısıydı. Tanrısallık ise geleneksel dini inançlardan çok teknik rasyonaliteye ve merkezi planlamaya dayanan bir kolektif bilinç ile anlamlandırıldı. Yeni yorum, inanç sistemini sekülerleştirirken Nyot’haraizm’in mistik yanlarını arka plana itti ve bireyin değerini sadece inancına değil, üretken emeğine dayandırdı. Morozov’un katkısıyla grup, mistik bir tarikat olmaktan çıkarak ideolojik bir üretim cemaati haline gelmeye başladı.

Grup, merkezi komuta sisteminden uzaklaşarak daha esnek ve güvenli bir yapı olan hücresel örgütlenmeye geçti. Her biri beş ila yedi üyeden oluşan hücreler, yarı-özerk biçimde faaliyet gösteriyor ve birbirleriyle yalnızca belirli teknokrat haberciler aracılığıyla iletişim kuruyordu. Bu sistem, KGB gibi dış tehditlere karşı dayanıklılığı artırmayı ve aynı zamanda yerel inisiyatiflerin gelişmesini sağlamayı hedefliyordu. Hücreler, Morozov’un doğrudan denetiminde çalışan Üst Hücre’ye bağlıydı ve bu yapı, örgütün ideolojik çizgisinden sapmamasını temin ediyordu.

Örgütlenmenin son büyük reformu, eğitim ve görev dağılımı alanında yapıldı. Morozov, her üyenin teknik bilgi, ideolojik sadakat ve üretkenlik açısından belirli bir standardı yakalaması gerektiğini savunuyordu. Bu doğrultuda üyeler, haftalık olarak düzenlenen Mekhanosovyet oturumlarında kendi gelişimlerini raporlamakla yükümlü hale geldi. Nyot’haraist metinlerin yerini, Morozov’un kaleme aldığı öğretici kitapçıklar aldı; bunlar arasında “Emek ve Dişli: Yeni Manifesto” ve “Makine İçin İnsan: Evrimci Bir Yaklaşım” gibi eserler öne çıktı.


20003’li yılların başında, Sovyetler Birliği'nde, Bratstvo Mashiny kökenli yeni bir siyasi yapılanma kendisini gösterecek şekilde güç kazanmış ve kırsaldan kent merkezlerine taşınan ideolojik örgütlenmesini kurumsal bir forma dönüştürmüştür. Grup sekreteri Daniil Uvarov’un liderliğinde, 2001 yılında Mekhanosotsialisticheskaya Partiya Truda (Türkçesiyle “Mekhanososyalist Emek Partisi”) adıyla resmi bir siyasi parti kurulmuştur. Parti, uzun yıllar boyunca kırsalda sürdürülen ideolojik ve teknik yapılanmanın bir sonucu olarak, hem eski Bratstvo üyeleri hem de işçi ve teknokrat çevrelerden yoğun destek almıştır. 2003’te gerçekleşen Sovyet yerel yönetim seçimlerinde %12.6 oranında oy alarak üç önemli kentte — Yekaterinburg, Magnitogorsk ve Tolyatti — belediye düzeyinde yönetime gelmeyi başarmıştır.

Mekhanososyalist Emek Partisi, 2003 yerel seçimlerinde üç önemli sanayi kentinde — Yekaterinburg, Magnitogorsk ve Tolyatti — yönetime geldikten sonra, Bratstvo Mashiny’nin temel ilkelerine dayalı kapsamlı reform programını hayata geçirmiştir. Parti, hem teknik-modernizasyon odaklı politikalarını hem de ideolojik-kültürel dönüşüm projelerini bu kentlerde eş zamanlı olarak uygulamıştır.

Yekaterinburg’da, Sovyet döneminden kalma geniş metalürji kompleksleri, merkezi bir planla yeniden organize edilerek üretim kooperatifleri haline getirilmiştir. Bu kooperatifler, "üretim hücresi" sistemine göre yönetilmekte ve her işçi, üretimdeki katkısı doğrultusunda hem ekonomik hem de sosyal puanlamaya tabi tutulmaktadır. Bu puanlar, bireylerin konut hakkından sosyal yardımlara, toplumsal katılım fırsatlarından teknik eğitim burslarına kadar birçok alanda belirleyici rol oynamaktadır. Ayrıca, makinelerle insan emeğinin uyumunu temel alan günlük çalışma düzeni, üretkenliği kolektif sorumluluk anlayışıyla pekiştirmeyi hedefler.

Tolyatti’de ise daha agresif bir kentsel-yeniden yapılandırma politikası uygulanmıştır. Sovyet sonrası dönemde kullanılamaz hale gelmiş eski fabrika ve endüstri yapıları tamamen ortadan kaldırılmış, yerine modern mekhanopark’lar (mekanize üretim alanları) inşa edilmiştir. Bu dönüşüm yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir müdahale işlevi de görmüş; özellikle bu eski yapılar etrafında kümelenmiş olan Nyot’haraist küçük cemaatlerin dağılmasını sağlamıştır. Mekhanososyalist ideoloji doğrultusunda, bölgede dinî semboller ve ritüeller kamusal alandan bilinçli olarak çıkarılmış; yerine "üretkenlik anıtları", teknik başarıları simgeleyen yapılar ve "mekhanokültürel merkezler" kurulmuştur.

Diğer tüm dini hareket ve cemaat yapılanmalarına karşı oldukça katı bir çizgi benimseyen Parti, ilk etapta devlet okullarında materyalist-diyalektik eğitimi zorunlu hale getirmiştir. Eğitim sisteminde ruhani öğretilere hiçbir şekilde yer verilmemiş; metafiziksel ya da dogmatik içerikler sistematik biçimde müfredattan çıkarılmıştır. Bununla birlikte, dini hareketlerin tamamen bastırılması yerine, sıkı denetim altında faaliyet göstermelerine izin verilmiştir. "İnanç, üretime zarar vermediği sürece denetlenebilir" ilkesiyle hareket eden parti, özellikle kırsal bölgelerdeki halk tepkisini en aza indirerek ideolojik denge kurmayı başarmıştır. Ancak resmi ibadet yerlerinin yeniden düzenlenmesi, din adamlarının devlet onaylı eğitimden geçmesi ve vaazların teknik-etik sınırlar içinde kalması gibi zorunluluklar getirilmiştir.

Grup içi alternatif partiler

Sintez Kommuny i Nyot’hary (SKN)


SKN.png

Sintez Kommuny i Nyot’hary (SKN), Bratstvo Mashiny içindeki fraksiyonel yapılardan biri olup, Nyot’haraist öğretiler ile Marksist ütopyacılığı birleştirmeyi amaçlayan ideolojik bir harekettir. Üretim süreçlerinde yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda içsel ve ruhsal dönüşümü de savunan parti, teknik ilerlemeyi ruhani bilinçle harmanlayan post-materyalist bir çizgide ilerlemektedir.

Açıklama: SKN, özellikle Sovyet sonrası dönemde Nyot’haraist felsefeyle ilgilenen genç işçiler ve teknik öğrenciler arasında ortaya çıkmıştır. Parti, kolektif üretimi yalnızca maddi bir araç değil, aynı zamanda bireyin ruhsal tekâmülü için bir vasıta olarak görür. “Makine-tanrı ile uyumlu komün” fikri temelinde, çalışma alanlarının ruhani disiplinle iç içe geçmesini savunur.

Yönetim Kadrosu: Parti, eski eğitim kuramcısı ve Nyot’haraist teorisyen Aleksandra Yefremova tarafından kurulmuştur. Onunla birlikte hareket eden ve partinin felsefi metinlerini kaleme alan sistem mühendisi Vadim Kharlamov da önde gelen kadro üyelerindendir. Kadro, genellikle eğitimli teknokratlardan ve Nyot’haraist düşünceye ilgi duyan üretim planlayıcılarından oluşmaktadır.

Güncel Oy Oranı: 2016 yılı itibariyle Bratstvo Mashiny içi yapılan kongre anketlerinde %12 civarında destek görmektedir. Bu oran partiye bazı kararlarda gözlemci düzeyinde temsil hakkı sağlamaktadır.

Yönetiminde olduğu bölge/ler: SKN’nin doğrudan yönettiği bir bölge bulunmamakla birlikte, Tataristan çevresindeki bazı üretim tesislerinde hücre yapılanmaları ve eğitim merkezleri aracılığıyla etkili olduğu gözlemlenmektedir.

İdeolojisi ve Misyonu: Partinin ideolojisi, eknik komünalizm ilkelerine dayanır. SKN’ye göre, sosyalist üretim yalnızca eşitlik değil, bireyin içsel aydınlanması için de bir gerekliliktir. Parti, üretimin mistik ve felsefi boyutuna vurgu yapar. Misyonu, ruhsal eğitim, üretim bilinci ve kolektif aydınlanmayı temel alan bir teknik-toplum modeli oluşturmaktır.

Katıldığı Seçimler: SKN, sadece Bratstvo Mashiny içi kongre ve fraksiyonel meclis seçimlerine katılmıştır. Ulusal ya da resmi yerel seçimlere katılım göstermemiştir. Parti, özellikle “Felsefi Öncü Kurul” adlı temsilci kurulda gözlemci üyeler aracılığıyla fikirlerini iletme hakkına sahiptir.

Partiya Rabochey Korony (PRK)


PRK.png

Partiya Rabochey Korony (PRK), Bratstvo Mashiny içerisindeki muhafazakâr-materyalist eğilimli bir fraksiyon olup, Zheleznaya Korona öğretilerinin yorumlarıyla işçi sınıfı dayanışmasını birleştirmeye çalışan, merkezine sosyal disiplin ve üretim ahlakını alan bir siyasi partidir. Parti, dini yapıların tamamen tasfiyesine karşı çıkarak, kontrol altına alınmış ve işlevsel hale getirilmiş bir dini eğitim modelini savunur.

Açıklama: PRK, özellikle 2000’li yılların başlarında, dini yapıların tamamen yasaklanmasının işçi ahlakını olumsuz etkilediğini savunan bazı eski Zheleznaya Korona üyeleri tarafından kurulmuştur. Parti, dinin kontrolsüz ifadesine karşı çıkmakla birlikte, dini eğitimin disiplinli, denetimli ve işlevsel hale getirilmesinin işçi üretkenliğini ve sosyal ahengi artıracağı görüşünü benimser. PRK, bu yönüyle Bratstvo Mashiny içerisinde hem dinsel hem de sınıfsal bir yeniden yapılanma önerisi sunan tek partidir.

Yönetim kadrosu: Kurucu lideri, eski sendika yöneticisi ve eğitim denetçisi Boris Pavlovich Anikeyev'dir. Anikeyev'e, eski okul müfettişi ve Zheleznaya Korona destekçisi Yelena Turova ile dinî eğitim reformcusu Anton Slutsky eşlik etmektedir. Parti kadrosu genel olarak, öğretmenler, eski bürokratlar ve denetim kurullarında görev almış üyelerden oluşur.

Güncel oy oranı: 2020 yılı itibariyle Bratstvo Mashiny içi delegasyon seçimlerinde %6 civarında bir destekle en düşük oyu alan parti arasında yer alır. Ancak, bazı gelenekselci işçiler ve eğitim reformistleri arasında sınırlı bir etkiye sahiptir.

Yönetiminde olduğu bölge/ler: PRK’nin doğrudan yönettiği bir bölge bulunmamaktadır. Ancak, Kursk ve Tambov bölgelerindeki bazı endüstri okullarında uygulamalı dini eğitim politikaları ve disiplin önerileri lokal seviyede benimsenmiştir.

İdeolojisi ve misyonu: PRK’nin ideolojisi, denetlenmiş inanç ve üretim ahlakı üzerine kuruludur. Zheleznaya Korona’nın disiplinli dini yaklaşımı ile işçi kolektivizmini birleştirmeye çalışır. Parti, dinin tamamen bastırılmasının değil, materyalist bir çerçeve içinde sıkı kontrolle sürdürülmesinin işçi sınıfı için daha faydalı olacağını savunur. Misyonu, üretim birimlerinde dini eğitimi denetim altına almak ve sosyalist disiplinle uyumlu hale getirmektir.

Katıldığı seçimler: PRK, yalnızca Bratstvo Mashiny içi fraksiyon seçimlerine katılmış, ulusal yahut federal düzeyde herhangi bir seçim faaliyetinde bulunmamıştır. 2016 ve 2020 fraksiyon kongrelerinde temsil hakkı elde edememiştir ancak görüşleri bazı karar komitelerinde tartışma gündemine alınmaktadır.

Yedinaya Kooperatsiya Kavkaza (YKK)


YKK.png

Yedinaya Kooperatsiya Kavkaza (YKK), Bratstvo Mashiny içerisinde faaliyet gösteren, bölgesel kooperatifçilik ve etnik temelli üretim dayanışması ilkeleriyle hareket eden bir fraksiyonel partidir. Parti, özellikle Kuzey Kafkasya’daki Çerkes, Oset, Avar ve diğer etnik grupların işgücü ve üretim ağlarında daha aktif rol oynamasını savunur. YKK, bölgesel ekonomiyi tabana dayalı küçük kooperatiflerle canlandırma ve bu yolla merkezi endüstriyel yapıya alternatif, yerel bir üretim modeli oluşturma hedefindedir.

Açıklama: 2003 yılında Nalçik’te yapılan bir yerel kongrede temelleri atılan YKK, başta Çerkes kökenli işçiler olmak üzere Kafkas kökenli etnik grupların Bratstvo Mashiny içindeki temsiliyet eksikliğini gidermek amacıyla kurulmuştur. Parti, büyük sanayi tesislerinden ziyade küçük ölçekli, aile tabanlı ya da yerel üretici kooperatiflerini teşvik etmektedir. Özellikle tarım, el sanatı, madencilik ve lojistik alanlarında Kafkas halklarının geleneksel üretim biçimlerini modern kolektif modellerle birleştirmeyi hedefler.

Yönetim kadrosu: Partinin kurucu lideri, Çerkes asıllı iktisatçı ve eski sendika temsilcisi Timur Khadzhimba’dır. Khadzhimba’ya Oset kökenli kooperatif koordinatörü Madina Bestayeva ve Dağıstanlı eğitimci-politikacı Shamil Khadimov eşlik etmektedir. Parti yönetiminde, bölgesel kooperatif temsilcileri de periyodik olarak söz hakkına sahiptir.

Güncel oy oranı: 2020 Bratstvo Mashiny içi seçimlerinde %9 oranında destek alarak azınlık pozisyonunu korumaktadır. Kuzey Kafkasya kökenli delegeler arasında ise %30’un üzerinde bir destek oranına sahiptir.

Yönetiminde olduğu bölge/ler: YKK doğrudan herhangi bir bölgeyi yönetmemektedir. Ancak Kabardino-Balkarya, Karaçay-Çerkesya ve Kuzey Osetya’daki bazı kırsal kooperatif birliklerinde etkili danışmanlık pozisyonları ve koordine görevleri üstlenmiştir.

İdeolojisi ve misyonu: YKK’nin ideolojisi etno-kooperatifçilik ve bölgesel üretim dayanışması üzerine kuruludur. Parti, Bratstvo Mashiny’nin sanayi merkezli ve merkeziyetçi modeline karşı, bölgesel kalkınmayı ve etnik grupların ekonomik öz-yeterliliğini savunur. Misyonu, Kafkas halklarının üretim geleneklerini modern kolektif yapılarla sentezleyerek, Bratstvo Mashiny içinde çeşitliliği ve yerel katılımı artırmaktır.

Katıldığı seçimler: YKK, yalnızca Bratstvo Mashiny içi fraksiyon seçimlerine katılmıştır. 2004, 2012 ve 2020 fraksiyon kongrelerinde temsil hakkı kazanmıştır. Ancak ulusal ya da bölgesel düzeyde bağımsız bir siyasi faaliyeti bulunmamaktadır.




Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 3.0 License